24 Nisan 2026, 13:34
|
#1
|
|
|
evlat acısı
karşılıksız sevilen , uğruna canını hiç düşünmeden vereceğin evladının kaybı sonrası yaşanan... kendi ölümünüzün daha hayırlı olduğu söylenen , insanın ruhunda, kalbinde, beyninde ömür boyu yanacak ve hiç sönmeyecek olan kor bir ateş şeklinde tabir edilen, sanırım yeryüzündeki acıların en büyüğü ve tarifi imkansız olan acı türüdür. ... bu acıyı yaşamış her aile için yaşanan gün bir milattır aslına .. ondan öncesi ve ondan sonrasıdır hayat denilen olgu... artık hiçbir şey eskisi gibi değildir ve olmayacaktır ... ve tabi ki bu acınında en büyük payı anne ( benim için tartışmaya kapalı bi konudur) yüreğine düşer...
bu acıya ; her gün yaz kış demeden sabahın erken saatlerinde şehit oğlunun mezarına giden bir annede , üç oğlunu aynı anda trafik kazasında kaybedip o günden sonra sadece siyah giyinen annede , kızını kaybedip bir gecede yaşadığı acıyla vücudu beyazlayanda ( vitiligo) annede, evden çıkarken kapının önünde balkondan düşüp ölen oğlunu görüp kalp krizi geçiren annede gördüm ben ... bir yabancı olarak sadece görmek, duymak ve şimdi yazmak bile nefes darlığına, gözyaşına sebep olurken , bu acıya maruz kalanların hissetleri açıklanamaz bi durumdur...
rahmetli nenemin bu konuyla ilgili sarf ettiği sözü asla unutmam... ayrılık acısı yaşadığım dönemde şahsıma sarf ettiği " bir anne evladının ölüm acısına dayanıp yaşıyorsa , dayanılmayacak ve geçmeyecek başka acı yoktur kızım " diyerek durumu çok güzel özetlemişti...
__________________
içimdeki piç... beni bırakma hiç
|
|
|
|