<?xml version="1.0" encoding="windows-1254"?>

<rss version="2.0" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
	<channel>
		<title>IRCdForum.Net - Cumhuriyet Tarihi</title>
		<link>https://www.ircdforum.net/</link>
		<description />
		<language>tr</language>
		<lastBuildDate>Sat, 12 Sep 2026 07:42:12 GMT</lastBuildDate>
		<generator>vBulletin</generator>
		<ttl>60</ttl>
		<image>
			<url>https://www.ircdforum.net/images/misc/rss.jpg</url>
			<title>IRCdForum.Net - Cumhuriyet Tarihi</title>
			<link>https://www.ircdforum.net/</link>
		</image>
		<item>
			<title>Kuvay-ı Milliye Destanı</title>
			<link>https://www.ircdforum.net/cumhuriyet-tarihi/14256-kuvay-i-milliye-destani.html</link>
			<pubDate>Fri, 14 Aug 2026 13:29:09 GMT</pubDate>
			<description>*Kuvay-ı Milliye Destanı* 
 
Kuvay-ı Milliye günümüz Türkçesi’nde Milli Güçler anlamına gelmektedir. Anadolu ve Trakya’yı işgal eden...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><b>Kuvay-ı Milliye Destanı</b><br />
<br />
Kuvay-ı Milliye günümüz Türkçesi’nde Milli Güçler anlamına gelmektedir. Anadolu ve Trakya’yı işgal eden yunan,ingiliz,fransız,italyan ve ermenileri Türk vatanından defetmek için yapılan savaşı anlatır. Kuvay-ı Milliye destanı yapay bir destandır. Destanda anlatılan savaş Osmanlı Türkleri’nin meşhur Kurtuluş Savaşı’dır. Destan şu dizlerle başlar:”Onlar ki toprakta karınca, suda balık, havada kuş kadar çokturlar; korkak, cesur, câhil, hakîm ve çocukturlar ve kahreden yaratan ki onlardır, destânımızda yalnız onların mâceraları vardır.”<br />
<br />
Destanımıza gelecek olursak 1.Dünya savaşından yenik çıkan Osmanlı devleti artık yok olmanın eşiğindedir. Bu dünya savaşı onların neredeyse herşeylerini elinden almış ve işgal başlamıştı. Bu işgalde ege ve trakya yunanların,doğu bölgesinin kuzeyi ve trabzon ermenilerin,akdeniz ve ege’nin bir kısmı italyanların,güneydoğu fransızların,ırak günümüzdeki hakkari,şırnak ve mardinde ingilizlerin olacak şekilde paylaşılmıştı. Bununla da kalmayıp marmara bölgesinin büyük bir bölümü silahsızlandırılmıştı. Doğuda bir kürt devleti kurmak için gereken temellerde atılmaya başlanmıştı.<br />
<br />
<b>Mustafa Kemal Atatürk</b><br />
Düşman için önemli olan Türkleri yenmek değil,Anadoluyu ele geçirmekti ama unuttukları birşey vardı Türkün vatanı uğruna yapamıyacağı hiçbirşey yoktur. Türk vatansız kalmaz, yok olmaz,silinemez ve onunla savaş yapmak yapılması gereken en son şeydir. Türkiye Türkleri’nin ulu atası Atatürk önce 1919&#8242;da Samsuna çıkar. Mustafa Kemal milli mücadele için gereken örgütlenmeyi gerçekleştirmeye başlar. 1920 yılında tamamlayarak 1.Meclis’i açar. Bu meclis ihanet içinde olan İstanbul hükümetinin tanımamakta ve aldığı kararları yok saymaktaydı. Atatürk silah arkadaşları olan büyük komutanlar Kazım Karabekir ve Ali Fuat Paşa’nın tamamen askeri birliği kurduğunu ve savaşa her an hazır olduklarını duyunca derhal harekete geçer. Ayrıca meclis milli mücadeleye karşı propaganda yapanları engellemek için İstiklal Mahkemeleri kurmuş ve gereğini yaptırmıştır. Ardından da 1921 Ağustos’unda Tekalifi Milliye kararları yayınlandı ve böylece halk üzerine düşen ulusal yükümlülükleri yerine getirdi. İç isyanlar ve dış kaynaklı (ermeni,rum ve azınlık) isyanlar aman vermeden bastırıldı.<br />
<br />
Cepheler konusuna gelecek olursak büyük kumandan Kazım Karabekir komutasındaki doğu askeri birlikleri 10 gün süren savaştan sonra ermenistan kesin bir yenilgiye uğratıldı ve bugünkü ermenistan-Türkiye sınırları oluşturuldu. Güney cephesinde ise büyük bir halk önderi ve vatanperver Molla Mehmet Karayılan tarafından girişilen savaşta Türk askeri 6400 şehit verirken karşı tarafa kat ve kat fazlasıyla cevap verilmiştir. Maraş’ta sütçü imam ve Urfa’da Ali tarafından teşkilatlanan Türk ordusu fransızın belini kırmış ve şubat 1921 de Ankara antlaşması ile yurdu terketmişlerdir. Batı cephesi ise ege ve marmara’nın güneyini kapsıyordu. Yunanlar bu toprakları işgal ederken,çerkes Ethem’in de saf değiştirerek isyancılara katılması Türk ordusunu zor durumda bıraktı. Aslında çerkes Ethem düşmana karşı savaşıyordu ama düzenli bir orduya geçilince ve çerkez Ethem’ede bu ordunun emirleri ile hareket etmesi söylenince Ethem saf değiştirmiştir. Batı cephesine atanan İsmet paşa 1.ve 2.İnönü meydan muharrebeleri ile yunanları bu topraklara gömmüştür. Daha sonra yunanlar tekrar ilerlemeye çalışmış ve bunun üzerine orduyu devralan Mustafa Kemal ve Fevzi Çakmak,Türk ordusunu hızla Sakarya nehri kıyılarına sürmüştür. Sakarya meydan muharrebesi ile yunanlar püskürtülmüş ve Atatürk “başkomutan ve mareşal” ünvanlarına sahip olmuştur. Daha sonra 30 Ağustos 1922&#8242;de yunanlar kesin bir yenilgiye uğramış ve toprakları terketmişlerdir. En son olarakta İzmir işgalden kurtulmuş ve anadolu Türk’ün elinde kalmıştır.<br />
<br />
Ve büyük zafer “Lozan barış antlaşması”. Oturdukları yerden Ortadoğu’yu,Asya’yı ve Dünya’yı tasarlayan düşmanı bu anlaşma ile oturdukları yere gömmeyi başardık. Misak-ı Milli hedeflerimizden üç bölgede taviz verdik. Batı Trakya,Musul-Kerkük ve Oniki adalar bölgeleri. Anlaşma 24 Temmuz 1923&#8242;te imzalandı ve geçerliliği 100 yıldır. 29 Ekim 1923&#8242;tede Türkiye Cumhuriyeti’nin bağımsızlığı ilan edilmiştir.<br />
<br />
-Alıntı</div>

]]></content:encoded>
			<category domain="https://www.ircdforum.net/cumhuriyet-tarihi/">Cumhuriyet Tarihi</category>
			<dc:creator>Damla</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">https://www.ircdforum.net/cumhuriyet-tarihi/14256-kuvay-i-milliye-destani.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Lozan Barış Antlaşması ve Özellikleri</title>
			<link>https://www.ircdforum.net/cumhuriyet-tarihi/14255-lozan-baris-antlasmasi-ve-ozellikleri.html</link>
			<pubDate>Fri, 14 Aug 2026 13:27:04 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[*Lozan Barış Antlaşması ve Özellikleri* 
 
İtilaf Devletlerinin çıkar elde etmemesi için Lozan Konferansı'ndan hemen önce Saltanat kaldırıldı (1...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><b>Lozan Barış Antlaşması ve Özellikleri</b><br />
<br />
İtilaf Devletlerinin çıkar elde etmemesi için Lozan Konferansı'ndan hemen önce Saltanat kaldırıldı (1 Kasım 1922). Böylece Türkiye'deki tek yönetim merkezi TBMM oldu.<br />
<br />
<b>Konferansa Katılan Ülkeler:</b><br />
20 Kasım 1922'de toplanan konferansa Türkiye, Yunanistan, İngiltere, Fransa, İtalya, Japonya, Romanya ve Yugoslavya katıldı. Boğazlar ile ilgili görüşmelere ayrıca; Sovyet Rusya ile Bulgaristan katıldı.<br />
<br />
Türkiye adına konferansa Dış işleri Bakanı İsmet Paşa katıldı.<br />
<br />
Türk tarafının konferanstan beklentileri şunlardı:<br />
<br />
-Misak-ı Milli'de belirlenen esasları gerçekleştirmek,<br />
<br />
-Kapitülasyonları kaldırmak,<br />
<br />
-Doğu Anadolu'da bir Ermeni devleti kurulmasına engel olmak,<br />
<br />
-Yunanistan ile olan sorunları çözmek.<br />
<br />
<br />
Türkiye, konferanstan önce kapitülasyonlar ve Ermenilerin toprak isteği konularında taviz verilmemesini, bu konular istenen şekilde sonuçlanmazsa konferansın terk edilmesini kararlaştırdı.<br />
<br />
Konferansta çözülmesi gereken üç önemli konu vardı:<br />
<br />
1. Türk-Yunan barışı,<br />
<br />
2. Yeni Türk devletinin sahip olacağı haklar,<br />
<br />
3. Kapitülasyonların kaldırılması.<br />
<br />
<br />
İtilaf Devletlerinin katı tutumu yüzünden 4 Şubat 1923'te görüşmeler kesildi. Türk heyeti Ankara'ya geri döndü. Savaş durumunun yeniden başlaması ihtimaline karşı savaş tedbirleri alındı. İtilaf Devletlerinin 23 Nisan 1923'de TBMM'yi yeniden daveti ile konferans tekrar başladı. 24 Temmuz 1923'te Lozan Barış Antlaşması imzalandı.<br />
<br />
<b>Lozan Barış Antlaşması'nın maddeleri:</b><br />
a) Sınırlarla ilgili maddeler:<br />
<br />
1. Trakya'da Yunanistan ile olan sınır, Mudanya Ateşkes Anlaşması'nda belirlenen şekliyle kabul edildi.<br />
<br />
2. Suriye sınırı Ankara Antlaşması'nda belirlenen şekliyle kabul edildi.<br />
<br />
3. Irak sınırının Türkiye ile İngiltere arasında yapılacak ikili görüşmelerle belirlenmesi kararlaştırıldı.<br />
<br />
4. Irak sınırı 1926'da yapılan Ankara Antlaşması ile çizildi.<br />
<br />
<br />
b) Boğazlarla ilgili maddeler:<br />
<br />
1. Barış zamanında savaş gemileri hariç bütün gemiler Boğazlardan serbestçe geçebilecekti. Savaş zamanında ise Türkiye Boğazlar üzerinde istediği gibi davranma hakkına sahip olacaktı.<br />
<br />
2. Boğazların her iki tarafı askerden arındırılacaktı.<br />
<br />
3. Boğazların yönetimi başkanı Türk olan uluslar arası “Boğazlar Komisyonu”na bırakılacaktı.<br />
<br />
<br />
c) Adalar ile ilgili madde:<br />
<br />
1. Bozcaada ve Gökçeada Türkiye'ye verildi.<br />
<br />
2. Balkan Savaşları sonunda kaybedilen adalardan Türk sınırına yakın olanlar, askersiz hale getirildi.<br />
<br />
<br />
d) Kapitülasyonlar ile ilgili madde:<br />
<br />
Kapitülasyonlar tamamen kaldırıldı.<br />
<br />
<br />
e) Tazminat ile ilgili madde:<br />
<br />
Yunanistan'ın savaş tazminatı olarak Karaağaç'ı vermesi kararlaştırıldı.<br />
<br />
<br />
f) Ermeni Devleti ile ilgili madde:<br />
<br />
Doğu Anadolu'da bir Ermeni devletinin kurulması fikrinden vazgeçildi. Bölgenin Türk toprağı olduğu kabul edildi.<br />
<br />
<br />
Türk tarihinde bir dönüm noktası olan Lozan Konferansı sonunda;<br />
<br />
1. Sevr Antlaşması ile çizilen sınırlar yeniden belirlendi.<br />
<br />
2. Bütün dünya ülkeleri yeni Türk devletinin varlığını resmen tanıdı.<br />
<br />
3. Askeri zaferler siyasi bir zaferle bitirildi.<br />
<br />
4. Lozan Barış Antlaşması işgalci devletlere karşı büyük bir başarının göstergesi idi. Bu yönüyle işgal altındaki milletlere güzel bir örnek oldu.<br />
<br />
<br />
Lozan Barış Antlaşması'nın ardından İtilaf Devletlerinin son kalan kuvvetleri de Anadolu'yu terk etti. Mustafa Kemal'in dört yıl önceki sözleri gerçek olmuştu. Geldikleri gibi gittiler.<br />
<br />
Lozan Antlaşması'na göre Türkiye'nin sınırları.<br />
<br />
-Alıntı.</div>

]]></content:encoded>
			<category domain="https://www.ircdforum.net/cumhuriyet-tarihi/">Cumhuriyet Tarihi</category>
			<dc:creator>Damla</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">https://www.ircdforum.net/cumhuriyet-tarihi/14255-lozan-baris-antlasmasi-ve-ozellikleri.html</guid>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Türk İnkılabı'nın Amacı ve Tarihi Kökeni]]></title>
			<link>https://www.ircdforum.net/cumhuriyet-tarihi/14254-turk-inkilabinin-amaci-ve-tarihi-kokeni.html</link>
			<pubDate>Fri, 14 Aug 2026 13:22:43 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[*Türk İnkılabı'nın Amacı ve Tarihi Kökeni* 
 
Türk devrimlerinin en özlü ifadesini Atatürk'ün şu sözlerinde buluruz: 
 
"Uçurumun kenarında yıkık bir...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><b>Türk İnkılabı'nın Amacı ve Tarihi Kökeni</b><br />
<br />
Türk devrimlerinin en özlü ifadesini Atatürk'ün şu sözlerinde buluruz:<br />
<br />
&quot;Uçurumun kenarında yıkık bir ülke… Türlü düşmanlarla kanlı boğuşmalar… Yıllarca süren savaş…. Ondan sonra içerde ve dışarda saygı ile tanılan yeni vatan, yeni sosyete, yeni devlet… Ve bunları başarmak için arasız inkılaplar… İşte Türk inkılaplarının kısa bir deyimi…&quot;<br />
<br />
Atatürk'ün açıkladığı gibi, Türk milleti eriştiği devrim hareketinde yaptığı hamleler ve yenilikler sayesinde bütün gelenek ve görenekleriyle çürümüş bir toplum düzenini yıkmış, onun yerine kişiye gerçek değerini veren ve milleti refaha götüren ileri bir düşünüş ve modern müesseseler getirmiştir.<br />
<br />
Osmanlı İmparatorluğu teokratik bir devletti, İslam ideolojisine dayanıyordu. Bütün devlet müesseseleri bu ideolojiye göre düzenlenmişti. Halbuki İstiklâl Savaşından sonra millî sınırlara dayanan yeni Türk Devleti, gerek düşüncede, gerek müesseselerinde ve toplumda yenilik yapmak zorunluğunda idi. Bunun için de eski, fena, zararlı olan değerleri atıp yeni, faydalı ve iyi olan değerleri alması lâzımdı:<br />
<br />
Bu yeniliklerin gerçekleşmesi dinin devletten ayrılmasiyle mümkün olabilirdi. Çünkü devlet laik olduğu takdirde, din Osmanlı İmparatorluğu devrinde olduğu gibi yapılan devrimlerin karşısına bir engel olarak çıkamayacaktı. Fakat kökü çok eski ve derin olan bu sistemi yıkmak kolay değildi. Bu nedenle Mustafa Kemal, ihtiyatlı hareket etmiş, sonunda yeni Türkiye Devletini laik bir devlet haline getirmiştir.<br />
<br />
-Alıntı.</div>

]]></content:encoded>
			<category domain="https://www.ircdforum.net/cumhuriyet-tarihi/">Cumhuriyet Tarihi</category>
			<dc:creator>Damla</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">https://www.ircdforum.net/cumhuriyet-tarihi/14254-turk-inkilabinin-amaci-ve-tarihi-kokeni.html</guid>
		</item>
	</channel>
</rss>
