IRCdForum.Net  

Ana Sayfa

Geri Git   IRCdForum.Net > Genel Bilgiler > Merak Ettikleriniz > Bunları Biliyor Musunuz


Cemâziyelevvelini Bilmek


Kullanıcı Etiket Listesi

 
 
LinkBack Konu Araçları Görünüm Modları
Eski 08 Mayıs 2026, 16:50   #1
Çevrimiçi
SiyahSancaktaR
Çevrimiçi
SiyahSancaktaR Kullanıcısının Avatarı

Varsayılan Cemâziyelevvelini Bilmek

Dilimize yerleşen ve konuşmalarımızda zaman zaman kullandığımız “Biz onun cemâziyelevvelini biliriz” sözü, bir kişinin geçmişiyle ilgili olumsuzluklarını anlatmak anlamını içerir.

Cemâziyelevvel”, hicri takvimdeki aylardan beşincisinin adıdır. Onu izleyen aya da “cemâziyelâhır” adı verilmiştir.

Bu sözcüklerin aslı, Arapça “cumadu’l-ula” ve “cumadu’l-Ahire”dir. Arabistan’da takvimin yürürlüğe girdiği zamanlarda iki ay boyunca yağmursuzluktan kaynaklar kurumuş, bu duruma bakılarak da bu kuraklık aylarına “cumadu’l-ula” (ilk kuraklık) ve “cumadu’l-ahire” (son kuraklık) adları verilmişti.

“Cemâziye'l-evvel” ve “Cemâziy'e-lâhır” aylarını, halk arasında “üç aylar” olarak bilinen Receb-i Şerif, Şabanü'l-Muazzam ve Ramazanü'l-Mübarek ayları izler.



“Cemâziyelevvelini bilirim” sözünün kaynağındaki “cemâziyelevvel”in anlamı budur ve sözün öyküsü ise şöyledir:

“Bilinmesi gerektiği gibi, Osmanlılar’da arşivciliğe büyük önem verilir ve devlete ait her belge titizlikle saklanırdı. Şimdiki gibi dosyalama düzeninin olmadığı o dönemde devlet dairelerinde bu iş için çuvallar kullanır ve her aya ait biriken belgeler bir torbaya doldurarak korunurdu. Arşive kaldırılan belgelerin birbirine karışmamasının ve arandığı zaman kolay bulunabilmesinin sağlanması için torbaların üzerine iri yazı ile ait olduğu ayın adı yazılır, bundan sonra torbalar mahzene indirilip, orada sıraya konulurdu.



Yıllardan birinde “Cemâziye'l-evvel” ayına ait belgelerin bir sandığa konulup, sandığın kapağı mühürlenerek belgelerin başka bir yere götürülmesi gerekmişti.

Arşivde görevli dar gelirli bir memur, istenilen belgeyi sandığa boşalttıktan sonra boş torbayı alıp evine götürmüş. Bir süre sonra da yoksulluk nedeniyle bu torbadan kendine bir iç çamaşırı (don) diktirmiş, onu giymeye başlamış.



Torbanın üzerindeki saf bezir işi mürekkep, çamaşırın birkaç kez yıkanmasına karşın çıkmamış ve torbanın üzerindeki “Cemâziye'l-evvel” yazısı, iç çamaşırın arka bölümünde olduğu gibi kalmış.

Bir gün, bu memur çalışırken dışına giymiş olduğu pantalonun ipinin kopması sonucunda aşağıya inmiş ve iç çamaşırındaki “Cemâziye'l-evvel” yazısı diğer arkadaşları tarafından görülmüştür.

Bu dar gelirli memur, ilerideki yıllarda daha yüksek okullarda okumuş ve işinde daha yüksek makamlara yükselmiş. Artık kadife astarlı samur kürkler, mücevher işlemeli kaftanlar giyer olmuş. Eski arkadaşları kendisine gıptayla bakmaya ve hatta onu zaman zaman da kıskanmaya başlamışlar.

Bir gün onun başarılarından söz edilirken, onu kıskanan eski arkadaşlarından biri hemen söze karışmış ve “Siz onun bugünkü durumuna bakmayın” demiş. “Biz onun cemâziyelevvelini biliriz.”

“Cemâziyelevvelini bilmek” sözü o günden sonra, herhangi bir kişinin geçmişteki bir kusurunun unutulmadığını “üstü kapalı bir biçimde” anlatmak için kullanılmaya başlandı.


 
 

Yer İmleri


Şu anda bu konuyu görüntüleyen etkin kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 konuk)
 

Yayınlama Kuralları


Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 05:28

Forum
Powered by vBulletin® Version 3.8.11
Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions Inc.
IRCdForum.Net, lisanslı vBulletin® kullanmaktadır.
Yasal Uyarı
IRCdForum.Net; 5651 sayılı kanuna göre yer sağlayıcı bir forum sitesidir. Dolayısıyla forumdaki içeriklerden ilgili içeriği paylaşan üyeler sorumludur. Hukuka aykırı içerik bildirimleri için İLETİŞİM linkinden bildirim gönderebilirsiniz.


güzel hosting

IRCdForum.Net; altyapı gücünü Güzel Hosting'den alır.