![]() |
|
|
||
Bayram Dönüşü Akraba Dedikodusu
Bayram bitti, valizler açıldı, baklavalar midelere indi. Şimdi başlıyor asıl bayram: Akraba dedikodusu sezonu. Annemin telefon trafiği sabah 9’da başladı. İlk arama halama: “Geldik geldik, ayaklarımıza kara sular indi. Ama sana bir şey diyeyim mi, Ayşe’nin gelini bu bayram hiç gülmedi.” Tık. Hat kapanır kapanmaz kuzenime mesaj: “Kızım, Ayşe’nin gelini surat asıyordu, aranız nasıl?” Bizim ailede bayramın üçüncü günü resmi olarak dedikodu günü ilan edilmiştir. Sebep mi? Çünkü herkes toplanmıştır, malzeme bol. Kim kaç kilo almış, kim ne giymiş, kim kime selam vermemiş… Hepsi kayıt altında. En komiği şu: Kimse doğrudan konuşmaz. Hep “duydum ki”, “gözüme öyle geldi”, “yanlış anlamasın da” diye başlar cümle. Teyzem, “Yani kötülemek gibi olmasın ama Fatma abla bu sene şekeri azaltmış, demek ki doktor bir şey dedi” deyip, üç dakika sonra “Bu arada şekeri az olunca baklava hiç güzel olmamış” diye konuyu tatlıya bağladı. Babam bile karıştı işe. Normalde siyaset konuşur, bu bayram kuzenin aldığı arabayı konuşuyor. “Çocuğun maaşı belli, o arabayı nasıl aldı?” dedi. Anne baktı, “Sen de karışma, nazar değdirirsin” dedi. Baba sustu ama ertesi gün yine sordu. En tehlikelisi WhatsApp grubu. “Aile Bir Arada” grubuna bayram fotoğrafı atılır, altına “Maşallah herkese” yazılır. Beş dakika sonra aynı fotoğraf “Aile Çekirdek” grubuna atılır, altına “Şuna bak, amcanın kızı yine filtreyi abartmış” yazılır. Bayram dönüşü dedikodu kötü bir şey değil aslında. Bizim ailede iletişim dili bu. Kimse kimseye “seni özledim” demez, der ki: “Komşu Hatice, senin oğlanı sormuş.” Bu, “seni merak ettim” demenin şifreli halidir. Velhasıl kelam, bayram bitince baklava biter ama dedikodu hiç bitmez. Çünkü akraba dediğin, hem canını sıkar hem de onsuz bayramın tadı olmaz. |
||
| Yer İmleri |
| Şu anda bu konuyu görüntüleyen etkin kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 konuk) | |
|
|