| 05 Mayıs 2026, 09:42 | |
|
İçeriği görmek için buraya tıklayarak kaydolunuz.
DEV BİR ESER
Etrüsk hükümdarlarının birkaç yüzyıl süren krallığı döneminden sonra, M.Ö. 509´da, cumhuriyet kuruldu. Artık bütün vatandaşlar korniş adlı meclislerde toplanan populus romanus´u. (Roma halkı) meydana getiri*yordu. Bunlar her yıl, ülkeyi yönet*mekle görevli majistraları seçiyorlardı: quaestorlar (maliye), aedilisler (idare), praetorlar (adliye). Bunların üstünde, iki konsül, yürütme yetkisini ellerinde tutuyor, ordulara kumanda ediyor ve devlet başkanı görevi yapıyorlardı. Bu çeşitli görevlere birbiri ardından yükselmek cursus honorum oluyordu. Nihayet bütün eski majistralar da iç politikayı denetleyen ve dış politikayı yöneten senato´yu oluşturuyorlardı. Serüven düşkünü fatihler, uyanık tacirler veya çiftçiler olan Romalılar, kılıcı da, pulluğu da aynı coşkuyla kullanıyorlardı. Topraklarını bu yöntemlerle genişlettiler. Romalılara bo*yun eğen her ulus onlara çok sayıda asker ve köle sağlıyordu. Yurttaşlar sayıları gitgide artan kölelere yavaş yavaş kendi işlerinin çoğunu yüklemeğe başladılar. Bu sistem yüzyıllar boyunca sürüp gidecek ve Romalılara geniş bir imparatorluk çerçevesinde çok yönlü dev bir eser yaratma olanağını verecekti: sayısız anıtların, yolların, sukemerlerinin yapılması; madenlerin ve taş ocaklarının işletilmesi, sulama işleri. Ama, yine aynı sistem, Romalılardaki çaba harcama duygusunu silecek, onları kavimler göçü karşısında silâhsız bırakacak ve bu kavimler Miladın IV. yy. dan itibaren, Romalıların nüfuzunu tamamen yok edeceklerdi. |
|
| 05 Mayıs 2026, 09:42 | |
|
İçeriği görmek için buraya tıklayarak kaydolunuz.
YÜKSELİŞ VE GERİLEME
M.Ö. III. yy.dan itibaren girişilen büyük fetihler döneminde Roma, bütün «eyaletler»den gelme karmakarışık bir kalabalığın kaynaştığı, pek canlı bir kenttir: ustaca sarılmış togaları içinde ağırbaşlı yurttaşlar; Galya´lı, Daçya´lı veya Nübya´lı köleler; Fenike´li tacirler; iş arayan Sicilya ve Afrika köylüleri biraradadır. Akdeniz dünyasında, fethedilen bütün ülkeler Romalıların parlak uygarlığından yararlanıyor, onların mitolojisini, sanatını ve tekniklerini benimsiyorlardı: yollar ve köprüler yapılıyor; şehirler amfiteatrlarla, zafer taklarıyla, hamamlarla, tapınaklarla ve bazilikalarla süsleniyordu. Zengin evler gözalıcı fresklerle veya renkli mozaiklerle kaplanıyordu. Nihayet Latince (Latium´un anadili) hemen hemen her yerde yöresel lehçelerin yerini alıyor ve bütün başeğmiş ulusların resmî dili oluyordu. Patriciler ve plepler arasındaki geleneksel çatışmayla büsbütün alevle*nen toplumsal haksızlıklar, sonunda cumhuriyetin bağrında gittikçe ciddileşen kargaşalıklara yol açtı. Uzun iç savaşlar M.Ö. 31 yılında, Sezar´ın yeğeni Augustus´un bir imparatorluk kurmasıyla sonuçlandı. İktidarın görkemi içinde başlayan bu yeni rejim, altı yüzyıl sonra, gerilemeyle son bulacaktı (Son imparatorluk). Bu arada, değişen Roma toplumu da artık üç sınıfa ayrılıyordu: sayıları gittikçe azalan kentliler, büyük toprak sahipleri ve toprağı işleyen kolonlar. |
|
| Yer İmleri |
| Şu anda bu konuyu görüntüleyen etkin kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 konuk) | |
|
|