Giyilebilir Teknolojide Sensör Türleri
Bir akıllı saat, akıllı yüzük veya fitness bilekliği dışarıdan bakıldığında küçük ve basit bir cihaz gibi görünebilir.Ancak içerisinde aynı anda çalışan çok sayıda sensör bulunabilir.
Bu sensörler cihazın çevremizi, hareketlerimizi ve bazı vücut sinyallerimizi algılamasını sağlar.
Aslında giyilebilir teknolojinin 'akıllı' olmasını sağlayan temel unsurlardan biri sensörlerdir.
İvmeölçer
İvmeölçer, cihazın hareketini ve hızındaki değişimleri algılar.
Yürümek, koşmak, oturmak veya kolumuzu hareket ettirmek gibi eylemler sırasında oluşan hareket değişikliklerini ölçebilir.
Adım sayma özelliğinin temelinde çoğu zaman ivmeölçerden gelen veriler bulunur.
Jiroskop
Jiroskop, cihazın dönme ve yönelim hareketlerini algılamaya yardımcı olur.
İvmeölçerle birlikte kullanıldığında cihazın nasıl hareket ettiğini çok daha ayrıntılı şekilde anlamak mümkün olabilir.
Örneğin telefon ekranının cihazı çevirdiğimizde otomatik olarak dönmesi gibi özelliklerde bu sensörlerden yararlanılır.
Optik kalp atış sensörü
Akıllı saatlerin arka kısmında bulunan yeşil ışıkları hiç fark ettiniz mi?
Bunlar genellikle optik sensör sistemlerinin bir parçasıdır.
Sensör cilde ışık gönderir ve geri dönen ışığın miktarındaki değişimleri analiz eder.
Kan damarlarındaki kan miktarı kalp atışlarıyla birlikte değiştiği için bu değişimler kullanılarak kalp atış hızı hakkında tahmin yapılabilir.
SpO₂ sensörü
Bazı giyilebilir cihazlarda kandaki oksijen doygunluğunu tahmin etmek için optik sensörler kullanılır.
Farklı dalga boylarındaki ışığın kandaki hemoglobin tarafından farklı şekilde emilmesinden yararlanılarak bir tahmin yapılabilir.
Ancak akıllı saat veya yüzük gibi tüketici cihazlarının ölçümleri tıbbi cihazlarla aynı doğrulukta olmayabilir.
Bu nedenle sonuçlar tıbbi tanı yerine genel takip amacıyla değerlendirilmelidir.
Sıcaklık sensörü
Bazı giyilebilir cihazlarda cilt veya vücut sıcaklığındaki değişimleri takip etmek için sıcaklık sensörleri bulunabilir.
Burada ölçülen değer doğrudan vücut iç sıcaklığıyla aynı olmak zorunda değildir.
Çevre sıcaklığı, cihazın cilde temas şekli ve hareket gibi faktörler sonucu etkileyebilir.
Bu nedenle özellikle uzun dönemli değişimleri takip etmek daha anlamlı olabilir.
GPS
GPS doğrudan bir biyolojik sensör değildir.
Ancak giyilebilir cihazların çevre hakkında bilgi toplamasını sağlayan önemli teknolojilerden biridir.
GPS sayesinde cihazın konumu, hareket ettiği rota ve yaklaşık hız gibi bilgiler belirlenebilir.
Koşu veya bisiklet gibi aktivitelerde bu teknoloji özellikle kullanışlıdır.
Barometre
Barometre hava basıncını ölçer.
Giyilebilir cihazlarda hava basıncındaki değişimler kullanılarak yükseklik değişimleri tahmin edilebilir.
Örneğin merdiven çıkarken veya yokuş tırmanırken cihazın ne kadar yükseklik değiştirdiğini hesaplamasına yardımcı olabilir.
Elektrokardiyografi (ECG) sensörü
Bazı gelişmiş akıllı saatlerde kalbin elektriksel aktivitesini ölçmeye yardımcı olan ECG özelliği bulunur.
Bu sistem, kalbin elektriksel sinyallerini cilt üzerinden algılamaya çalışır.
Optik kalp atış sensöründen farklı olarak burada ışık değil, elektriksel sinyaller ölçülür.
Ancak cihazın sunduğu ölçümün kapsamı ve doğruluğu modele göre değişebilir.
Sensörler birlikte çalışıyor
Asıl ilginç olan, bu sensörlerin tek tek çalışmasından çok birlikte kullanılabilmeleri.
Örneğin bir akıllı saat;
İvmeölçer + jiroskop + GPS + kalp atış sensörü
verilerini bir araya getirerek kullanıcının koştuğunu anlayabilir.
Sensörlerden gelen veriler yazılım tarafından işlenir ve ham ölçümler anlamlı bilgilere dönüştürülür.
Yani cihaz aslında sadece veri toplamıyor.
Verileri yorumluyor.
Geleceğin sensörleri
Giyilebilir teknolojiler küçüldükçe sensörlerin sayısı ve yetenekleri de artabilir.
Kıyafetlerin içine yerleştirilen sensörler, cilt üzerindeki çok küçük değişimleri takip eden sistemler veya çevredeki kimyasal maddeleri algılayabilen yeni nesil sensörler gelecekte daha yaygın hale gelebilir.
Belki de bir gün üzerimizde taşıdığımız cihazların içerisinde o kadar çok sensör olacak ki, onları 'elektronik cihaz' olarak değil, vücudumuzun dijital uzantıları olarak görmeye başlayacağız.
Ve bütün bunların temelinde küçücük bir teknoloji yatıyor:
Sensörler..