| GündemIRCd Gündem olan konularla alakalı konuşulan bölüm. |
|
|
Konu Araçları |
| 13 Ekim 2026, 23:13 | |
|
İçeriği görmek için buraya tıklayarak kaydolunuz.
Başörtüsü meselesini konuşacaksak önce şu ikiyüzlülüğü konuşalım!
Türkiye'de yıllarca başörtüsü üzerinden mağduriyet siyaseti yapıldı. İnsanların inancı, kadınların kıyafeti, toplumun hassasiyetleri siyasi tartışmaların merkezine yerleştirildi. AK Parti de bu meselenin siyasi karşılığını yıllarca kullandı. Peki bugün dönüp baktığımızda ne görüyoruz? Bir kadının başını örtmesi de açması da kendi özgür iradesiyle vereceği karardır. Ne devlet ne siyasetçi ne de toplum onun yerine karar vermelidir. Ama asıl mesele şu: Özgürlüğü yalnızca kendi seçmeninin hassasiyetleri söz konusu olduğunda savunan bir anlayış, özgürlüğü gerçekten savunmuş olur mu? Yıllarca başörtüsünü konuşurken adaleti, liyakati, yoksulluğu, gençlerin geleceğini ve eğitimin niteliğini ne kadar konuştuk? Ben artık siyasetçilerin insanların ne giydiği üzerinden kahramanlık hikâyeleri yazmasını değil, bu ülkenin çocuklarına nasıl bir gelecek bıraktıklarının hesabını vermesini istiyorum. Başörtülü bir öğrencinin eğitim hakkını savunmakla, başörtüsünü siyasi sermayeye dönüştürmek aynı şey değildir. Azerbaycan'daki tartışmaya da Türkiye'deki geçmişe de aynı ilkeyle bakıyorum: Kadının kıyafeti üzerinden ne yasakçılık yapılmalı ne de siyasi çıkar sağlanmalı. İnanç özgürlüğü kimsenin seçim sloganı, kadınların hayatı da kimsenin siyasi malzemesi değildir!
__________________
Her kapıyı açabiliyor olmanız, her kapıdan geçmeniz gerektiği anlamına gelmez. |
|
| Yer İmleri |
| Şu anda bu konuyu görüntüleyen etkin kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 konuk) | |
|
|