Sürekli haklı olan hiç kimse yoktur. Mutlak hakikat tek bir insanın tekelinde değildir. İnsan, sınırlı aklı ve sınırlı bilgisiyle hakikati ararken ancak kendi kavrayabildiği kadarını bulabilir. Bu yüzden ulaştığı sonuçlar mutlak değil, sınırlıdır. Öngörü ise bundan farklıdır. Bir kişinin öngörülerinin isabetli olması, onun her konuda haklı olduğu anlamına gelmez. Doğru çıkan bir öngörü, yalnızca belirli bir konuda doğru bir değerlendirme yapıldığını gösterir; mutlak haklılık ise bundan çok daha güçlü bir iddiadır.