IRCdForum.Net  

Ana Sayfa

Geri Git   IRCdForum.Net > Genel Bilgiler > Tarih > Osmanlı Tarihi


Osmanlı da VAKIF


Kullanıcı Etiket Listesi

 
 
LinkBack Konu Araçları Görünüm Modları
Eski 14 Mart 2026, 07:48   #1
Çevrimiçi
SiyahSancaktaR
Çevrimiçi
SiyahSancaktaR Kullanıcısının Avatarı

Varsayılan Osmanlı da VAKIF

Mükellef kimsenin; kendi mülkü olan belli ve dayanıklı malının menfaatini bir şarta bağlamadan müslüman veya zımmî fakirlere bırakması. Vakıf; lügatte habs ve men etmek, alıkoymak mânâlarına gelir. Vakf yapanavâkıf, vakf edilen şeye mevkuf denir. Vakfı idare edene mütevellî,mütevellîyi kontrol edene nâzır, vakıf şartlarının yazılı olduğu belgeye devakfiye denir. Vakfedilen mal, sahibinin mülkünden çıkar. Satılmaz, bağışlanmaz, miras bırakılmaz. Vakıf, dünyâda insanlara ihsân ve ikrâm etmek gayesiyle kurulur. Vakıf, ibâdet değil kurbettir. Yâni sevâb kazanmak için yapılan bir iştir.
Vakıfların çok eski bir târihi olup, Peygamber efendimizden önceki peygamberler zamanlarında da vakıflar kurulmuştur. Önce dînî gayelere dayalı olarak kurulan vakıflar, zamanla sosyal gayelerle kurulmaya başlanmıştır. Dînî mânâda vakıf olmayıp cemiyeti ilgilendiren hususiyetlerinden dolayı vakıf adı verilmiş olan kuruluşlara, eski milletlerden Mısırlılar, Romalılar ve diğerlerinde de rastlanır.
İslâmiyetin gelmesiyle hakîki hüviyetine kavuşan müesseseleri; müslümanları hayra, yardıma ve iyilik yapmaya teşvik eden âyet-ı kerîmeler, vakıf ile alâkalı hadîs-i şerifler, icmâ-i ümmet ve Sahâbe-i kiramın tatbikatı esaslarına göre kurulmuştur. İslâmiyette ilk vakıf Peygamberimiz Muhammed aleyhisselâm tarafından Hicretin üçüncü senesinde Medîne-i münevverede kuruldu. Peygamber efendimiz kendi mülkü olan yedi hurmalığı müslümanlığı, koruma maksadıyla vakfetti. Peygamber efendimizin sünnetine tâbi olan Hulefâ-i râşidîn ve diğer Eshâb-ı kiram da (radıyallahü anhüm) vakıflar yaptılar. Emevîler zamanında vakıf müessesesinde büyük gelişmeler oldu. Abbasîler zamanında İmâm-ı Ebû Yûsuf hazretleri vakıf müessesesinin hukukî mâhiyetini tesbit etti. Orta Asyadan Atlas okyanusuna kadar her tarafta câmiler, ribatlar, kervansaraylar, medreseler, tekkeler, mektebler, köprüler, yollar, hastahâneler, imâretler gibi pek çok hayırlar yapılarak vakf edildi. Büyük Selçuklular zamanında müslümanlar tarafından vakıf kurma işleri daha da hızlandı. Anadolu Selçukluları, Dânişmendliler, Gazneliler, Atabegler, Eyyûbîler ile Hindistan, Afganistan ve diğer müslüman ve Türk devletlerinde de vakıflar kuruldu. Mısırdaki Memlûklüler döneminde iyice gelişip yaygınlaştı.
Vakıflar, en büyük gelişmeyi Osmanlılar zamanında gösterdi. İnsanların en hayırlısı, insanlara faydalı olanıdır hadîs-i şerifini rehber edinen Osmanlılar, her sahada olduğu gibi, bu sahada da muazzam ve kalıcı eserler meydana getirdiler. Vakıf yoluyla tesis edilen bu sayısız eserler muazzam Osmanlı ülkesini bir baştan diğer başa ağ gibi ördü. 1530-1540 seneleri arasında yapılan vakıflarla ilgili tahrirlere göre; yalnız Anadolu eyâletinde vakıf yoluyla 45 İmaret, 342 câmi, 1.055 mescid, 110 medrese, 154 muallimhâne, 1 kalenderhâne, 1 mevlevîhâne, 2 dârülhuffâz, 75 büyük han ve kervansaray kuruldu. Bu müesseselerde vazife yapan 121 müderris, 3.756 hatîb, imâm ve müezzin ile 3.229 şeyh, şeyhzâde, kayyım, talebe veya mütevellînin iaşe giderleri ve maaşları vakıf gelirlerinden karşılandı.
Yine aynı târihlerde Karaman eyâletinde vakıf yoluyla 3 imâret, 75 câmi, 319 mescid, 45 medrese, 272, zaviye, 2 dârülhadîs, 31 dârülhuffâz, 4 muallimhâne, 2 dârüşşifâ, 14 kervansaray, Rûmi eyâletinde ise; 10 imâret, 93 câmi, 218 mescid, 35 medrese, 275 zâviye, 13 muallimhâne ve 17 kervansaray vakıf yoluyla tesis edildi.
Tesis edilen bu vakıflar gördükleri hizmetlere göre değişiklik arz ederdi. Yukarıda zikredilenlerden başka, su yolları, su kemerleri, çeşme ve sebiller, yollar, kaldırımlar, aşevleri, dul ve yetim evleri, çocuk emzirme ve büyütme yuvaları gibi vakıf eserleri tesis edilmiştir. Bunlardan başka namazgah, kütüphâne, dükkân, misafirhane, kuyular, çamaşırhane, halâ, han, hamam, bedesten, türbe, iskele, deniz feneri, ok ve güreş meydanları, esir ve köle âzâd etmek, fakirlere yakacak temin etmek, hizmetçilerin efendileri tarafından azarlanmaması için kırdıkları kâse ve kapların yerine yenilerini almak, gâzilere at yetiştirmek, ağaç dikmek, borçan hapse girenlerin borcunu ödemek, dağlara geçitler kurmak, öksüz kızlara çeyiz hazırlamak, borçluların borçlarını ödemek, dul kadınlara ve muhtaçlara yardım etmek, çocukları baharda açık havada gezdirmek, mekteb çocuklarına gıda ve yiyecek yardımı, fakirlerin ve kimsesizlerin cenazesini kaldırmak, bayramlarda çocukları ve kimsesizleri sevindirmek, kalelere, istihkâmlara veya donanmaya yardımda bulunmak, kış aylarında kuşların beslenmesi, hasta ve garîb leyleklerin bakımı ve tedavisi gibi pek çok maksadlarla çeşitli vakıflar kurulmuştur. Müslümanların iki mukaddes beldesi olan Mekke ve Medîne şehirlerine, İslâm dünyâsının her tarafında binlerce vakıf tesis edilmiştir. Bilhassa Osmanlı sultanlarının, devlet adamlarının ve diğer hayır sever kimselerin meydana getirdikleri vakıflarla, her sene Osmanlı ülkesinden buralara ulaştırılan vakıf gelirleri bütün İslâm dünyâsının şükran hislerini kabartacak seviyeye ulaşmıştır.
Din ve ırk farkı gözetmeksizin bütün insanlığın hizmetine tahsis edilmiş olan, insanların bedenî ve ruhî hastalıklarını tedâvî etmek gayesiyle kurulmuş vakıf hastahâneler, dârüşşifâlar ve tımarhaneler de önemli vakıf müesseseleridir. Bu sağlık kuruluşları ile ilgili bâzı vakfiyelerde bir takım ilâçların formülleri bildirilmiş, bu formüllere göre yapılan ilâçların hastaların tedavisinde kullanılması istenilmiştir. Sosyal hizmetler yönünden pek önemli olan imâretler ise, seyahatin meşakkati altında yorgun düşen yolcuların istirâhatini temin ederek, din ve kültür birliğinin kurulmasını sağlamış, açlık tehlikesiyle karşı karşıya bulunan ümidsiz kimselere bir sığınak vazifesi görmüş, dînî ve insanî vecîbeleri en iyi şekilde yerine getirmiştir, imâretler bünyesinde yer alan dârüşşifâlar, halkın poliklinik ve hastahâne hizmetlerini görmüştür. Bu hizmetler devrin en selâhiyetli tıp otoriteleri eliyle parasız olarak yapılırdı. İmarethaneler yüzlerce yetime maaş bağlamak, binlerce fakirin karnını doyurmak, dul kadınları himaye altına almak, yetim ve fakir çocuklarını okutmak üzere mektepler açmak gibi hizmetlerle gerçekten Türk hayırseverliğinin takdirle yâdedilecek birer şefkat âbidesi hüviyetinde idiler.
Şehirlerarası nakliyenin sağlanması için pek çok yol, köprü ve kalelerin inşâası önemli ticâret yolları üzerindeki konak yerlerinde kervansaraylar kurulması vakıflar sayesinde gerçekleşmiştir. Sokakların aydınlatılıp temizlenmesi ve bâzı şehirlerin muhtelif yerlerinde bahçeler açılması gibi hizmetler de vakıf yoluyla yaptırılmıştır.
Osmanlı iskân siyâsetini kolaylaştıran önemli unsurlardan biri olan ve Osmanlı Devletinin başlangıcından itibaren; ülkenin çeşitli yerlerinde kurulan tekkeler, ahî ocakları ve bunların masrafları vakıflar yoluyla karşılanmıştır. Ahiler, yerleştikleri yerlerde devlet politikasının propagandasını yaptıkları gibi, gelip gidenleri misafir etmişler, gerektiğinde harbe katılmış, halkı da bu işe teşvik etmişlerdir.

 
 

Yer İmleri


Şu anda bu konuyu görüntüleyen etkin kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 konuk)
 

Yayınlama Kuralları


Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 16:38

Forum
Powered by vBulletin® Version 3.8.11
Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions Inc.
IRCdForum.Net, lisanslı vBulletin® kullanmaktadır.
Yasal Uyarı
IRCdForum.Net; 5651 sayılı kanuna göre yer sağlayıcı bir forum sitesidir. Dolayısıyla forumdaki içeriklerden ilgili içeriği paylaşan üyeler sorumludur. Hukuka aykırı içerik bildirimleri için İLETİŞİM linkinden bildirim gönderebilirsiniz.


güzel hosting

IRCdForum.Net; altyapı gücünü Güzel Hosting'den alır.