| 01 Eylül 2026, 00:40 | |
|
İçeriği görmek için buraya tıklayarak kaydolunuz.
Su Çürüdü
1 Yetmiş iki gündür bir dolapta kilitliyim. Yalnızca anahtar deliğinden hava giriyor ve ölü bir ışık sızıyor içeri. Yalnızlık hiç de tanrısal değil, görkemli değil. O yalnızca geçmişle gelecek, ölümle yaşam arasında kocaman bir karanlık nokta. Geçmişi ve geleceği olmayan, ölümle yaşam arasında irinli bir leke yalnızlık denilen. Şimdi ne varsa, anahtar deliğinden sızan havayla ışıkta... (Farkına varsalar, kapatırlar mıydı onu da?) Bütün belleğimdekileri yokettim. Elektrikli bir aygıyla yaktım, jiletle kazıdım. Çığlıkların aralığından uçurdum hepsini, kül edip savurdum. Adımdan gayrısını bilmiyorum. 2 Zamanı yiyip bitirdi karanlık. Gece yoktu. Güneş çoktan kömürleşmiş ve yeryüzü yapışkan bir karanlıkla örtülmüştü. Yabanıl sesler geliyordu derinlerden ve karanlığı ince bir bıçak gibi yırtıyordu. Saklayan kırbaç gibi... Acı duvarını aşan bu sesler, madeni bir gürültüye dönüyor ve yerkabuğunu zorluyordu artık. Sesim yoktu. Karanlığın karnında yitirdim sesimi. Kör bir kuyuda unutulan Yusuf'tum belki. Ama durmadan soruyorlardı. Tanrılar bilmiyordu sordukları şeyleri, peygamberler büsbütün hain çıkmıştı. Ama yine de soruyorlar, soruyorlar, soruyorlar... Adımdan gayrısını bilmiyorum. 3 Iki şeyi bilmek istiyorum. (Belki aynı şeyi iki kere bilmek istiyordum.) Duvarların rengi neydi? Derimin rengi neydi? Dokunuyorum duvarlara; parmak uçlarımla, avuçlarımla, dilimle dokunuyorum. Duvarların bir rengi olmalı. Ama hiçbir duvarcının, hiçbir ressamın bu rengi bildiğini sanmam. Adı yoktu bu rengin, kimyası yoktu. Belki renksizliğin rengiydi bu. Çürüyen bir bedenin kokusuydu duvarların rengi... Adımdan gayrısını bilmiyorum. 4 Bir böcek gibi antenlerimi gezdiriyorum bedenimde. Anahtar deliğinden sızan ölü ışıkta ellerime bakıyorum. Ellerim... Sanki bir kadının memelerini hiç okşamamış, sicaklığını duymamış. Ellerim... Her dizesi çığlık olan şiirleri hiç yaratmamış sanki. Ne beyaz tenliyim artık, ne esmer, ne de kara... Cüzzamlının, vebalının bir rengi vardır. Irinin bir rengi... Ölünün bile bir rengi vardır ama derimin rengi yoktu. Belki çürüyen bir kentin rengiydi bu. Çürüyen bir dünyanın... Adımdan gayrısını bilmiyorum. 5 Killi, ayakları üzerinde duramayan bir yaratıktım artık. Soyumun neye benzediğini unuttum. "Insana benziyorlardi" diye duymuştum bir vakitler. Demek ki şimdi maymun halkasında insanlık... Adımdan gayrısını bilmiyorum. 6 Ağzımı anahtar deliğine dayayıp havayı emiyorum. Böcek sokması gibi bir yanma duyuyorum boğazımda. Oysa kuru bir yaprağı bile dalından düşürecek gibi değil bu esinti. Belki çöle dönmüş toprağa tek yağmur damlasının düşüşü yalnızca. Çamur gibi bir yağmur damlası... Ama toprak, bu damlayla çatlatacak bağrındaki tohumu. Çöl, bütün vahalarını bu damlayla yeşertecek... Genzim yanıyor. Ince bir kan şeridi sızıyor dudaklarımdan. Kirli, sıcak ve simsiyah... Adımdan gayrısını bilmiyorum. 7 Suyum, bir litrelik karton süt kutusu içinde. Yetmiş iki gündür sakındığım ve hergün ancak bir kere dudaklarımı değdirdiğim... Dilimi bir köpek gibi değdirdiğim. (Dilin suya dokunuşu... Bir süngerin denizi yutuşu yani. Bir çölün seraba kesilmesi bir an için.) Her gün ancak bir kere değdiriyorum dudaklarımı suya. Dilimi kaçırıyorum artık. Sünger, bütün vantuzlarını birden uzatmasın diye... Bataklıktaki suyun da bir su yanı vardır. Çürüyen bir bedenin bile dayanılabilir kokusuna. Kutuda kalan son bir yudum su, bu bile değildi artık. Küstü, öldürdü kendini su... Su çürüdü... Adımdan gayrısını bilmiyorum… Ahmet Telli
__________________
Atatürk, koca bir fikirdir. Kıt kafalara sığmaz.
|
|
| 01 Eylül 2026, 00:41 | |
|
İçeriği görmek için buraya tıklayarak kaydolunuz.
Suçlama Beni
Suçlama beni böyle bırakıp gidiyorum diye bağrımı yakan bir yaradır bu ayrılık şimdi Bil ki kanımdadır sevişmelerin yangını öylece girerken gecenin bağrına taşıyorum sımsıcak gülümşeyişini Yaşanan günler hayatı oyarak gedikler açıyor durulur mu artık durgun sularda bekleyerek seheri Talan ediliyor bahar ve aşk öyle bir soyun ki duracak gibi değil vurmazsak eğer kendimizi yola Yaşamak zorunlu kurtarılırsa eğer bahar ve aşk ve şimdi hayat acı yeşil bir kader renginde Hayatın ve sevincin kaderinin altettiği yer kavganın ortasıdır ki umudun çiçeklenişi aşkın yengisidir bu Söylenecek bütün sözler sevincin ve sevdanın savunulmasına dairdir ve şimdi onlar yaralarını saracak birilerini beklemektedirler Ey anısıyla kalbimi yakan kederlenme hemen ve suçlama beni böyle bırakıp gidiyorum diye Ahmet Telli
__________________
Atatürk, koca bir fikirdir. Kıt kafalara sığmaz.
|
|
| 01 Eylül 2026, 00:41 | |
|
İçeriği görmek için buraya tıklayarak kaydolunuz.
Sunu
Filler mezarlığında fil ölüleri Ve belki birkaç da şiir bulursunuz Ki o şiirler kendi ölümlerini sezen Birer kuğuydular kuytu sularda Ahmet Telli
__________________
Atatürk, koca bir fikirdir. Kıt kafalara sığmaz.
|
|
| 01 Eylül 2026, 00:42 | |
|
İçeriği görmek için buraya tıklayarak kaydolunuz.
Suskunun Saati
Susar kuşlar Susar kent Cadde... Sokak... Kurulur suskunun saati Öpüşleri nasıl da soğuk sevdiğimin Donup kalmış Sevda kokanı bile sözcüklerin Buz tutmuş şiir Buz tutmuş türkü... Kurulmuş suskunun saati Gelinir sonra Hem nasıl gelinir gör Devinir tarihsel birikim denizi Çatlar tohum... Çatlar zaman... Kırılır suskunun saati Gör nasıl kırılır... Ahmet Telli
__________________
Atatürk, koca bir fikirdir. Kıt kafalara sığmaz.
|
|
| 01 Eylül 2026, 00:42 | |
|
İçeriği görmek için buraya tıklayarak kaydolunuz.
Ters Yüz Edilen
Ne gözlerindeki çöl yalnızlığı Ne de yüreğindeki sönmüş volkan Büsbütün kopmuş sayılır yaşamaktan Şüphesiz eski bir frenks kadar Alışkın değilsin bekleyişlere Ama suskunsun bir sfenks kadar Susmak birşeylerin anlatımıysa Şüphesiz en anlamlı şeydir susmak Uzak dağ yalnızlığını anlatmak Ürpertse de bir şairi her zaman İnsanın en görkemli yanı yaşamak ve susmak belki de İkisi de sevgiler kadar anlamlı Susmak birşeylerin anlatımıysa Şüphesiz en iyi anlatıcıdır doğa... Ahmet Telli
__________________
Atatürk, koca bir fikirdir. Kıt kafalara sığmaz.
|
|
| 01 Eylül 2026, 00:43 | |
|
İçeriği görmek için buraya tıklayarak kaydolunuz.
Vuruşkan Bir Şahandır Umut
Tuzağa düşmüş bir ceylanın bakışındaki hüzün değildir umut Kınalı keklik gibi ürkek bir kuş da değildir Ne yalvar-yakar olmuştur zulmün pençesinde ne de düşürmüştür kırların ve türkülerin onururunu yere Baharda bir tomurcuk gibi patlayan öfkedir umut barajını yıkan bir ırmaktır açılır serpilir ve büyür kıyısında sevda Emzirir aşkı emzirir ve büyütür gül nakışlı sabırlardan ferhat'ın direncini bin yılların sabır taşını çatlatırlar açar bin yılların kapısını Düşmana dönük bir mavzer gibidir umut yaratır tetik ve parmak en gürbüz çocuğunu tarihin Ahmet Telli
__________________
Atatürk, koca bir fikirdir. Kıt kafalara sığmaz.
|
|
| 01 Eylül 2026, 00:43 | |
|
İçeriği görmek için buraya tıklayarak kaydolunuz.
Yak Sevdanın Çırasını
Ne hüzünler kurtarır seni ne çeyiz sandığının ceviz gölgesi ve ne de acının ses duvarındaki yorgun ve bıkkın bekleyişler Acılar karartmışsa bile günlerin duvağını düşürmüşse de ilkyazın tomurcuklarını fırtınalar hayat kendini yeniden yaratan bir bahardır verecektir en olgun meyvelerini mutlaka yeter ki hüzünler sarartmasın yüzünü Yak sevdanın çırasını türkülerle barajını yıkan bir ırmak gibi katil hayata Hüznün isyana dönsün artık bitsin bezginliğin ölümcül suskunluğu evde kalmış bir cinsellik değildir çünkü dünya Ahmet Telli
__________________
Atatürk, koca bir fikirdir. Kıt kafalara sığmaz.
|
|
| 01 Eylül 2026, 00:43 | |
|
İçeriği görmek için buraya tıklayarak kaydolunuz.
Yalnızlığın Ayrıkotları
Toprağı nasıl kavrarsa ayrıkotları ve nasıl çölleştirirse usul usul öylece sarmış seni yanlışlar çürütmüş yüreğindeki öfkenin dayanıksız tohumlarını çorak bir toprağa döndürmüş içini Zehirli sütleğenler sürülmüş ökselere sinsi bekleyişler gibi yapışkan iğrenç gülücükler serpiştirilmiş belli ki sen konacaksın acemi sekişlerle yalnızlığın bu hayın ökselerine Ve şimdi uysal bir kedi gibi sokuluyorsun gergefini sessizce işleyen gecenin koynuna Usulca okşuyorsun yalnızlığını usulca ve sessizce yaşamak diyorsun buna oysa hayat açılmamış bir yumak gibi duruyor ellerinde Ah yalnız kuş belli ki sen hiç bilemeyeceksin uçmayı. Ahmet Telli
__________________
Atatürk, koca bir fikirdir. Kıt kafalara sığmaz.
|
|
| 01 Eylül 2026, 00:44 | |
|
İçeriği görmek için buraya tıklayarak kaydolunuz.
Yalnızlık Yasak
Yüklenmiş kanadına uzak kırların ve gecelerin kar ürpertilerini taşıyıp gelmiş buraya dek hâlâ uğulduyor ürkek göğsünde dağ başlarının çelik fırtınaları Çocuksu bakışlarında yorgunluk değil bir hasretin direnci var daha çok ama üşüyor yalnızlıktan, üşüyor tek düşmüşlüğün acımsı utancından boynu eğik bekliyor şafağı şimdi Bir yalnızlık mıdır bunca çoğaltan acıyı ve biberli yanılgıyı ve bir yalnızlığı kabullenmek midir inceden ve usuldan başlatan yürekte burgaçlanan sancıyı Sessizce çekilmiş dostların arasından bir yanlışı sürdürmenin ortasından kendince Ayrımına bile varılmamış o yangın günlerinde Ama üşüyor şimdi kar fırtınasına tutulmuş gibi üşüyor yalnız kuş Şimdi biliyor artık yalnız kuş biliyor ki artık gecikmiştir yolcular varmıştır varacağı yere Anlıyor ki şimdi yalnız kuş yalnızlık yanlışlığın ilk adımıdır. Ahmet Telli
__________________
Atatürk, koca bir fikirdir. Kıt kafalara sığmaz.
|
|
| 01 Eylül 2026, 00:44 | |
|
İçeriği görmek için buraya tıklayarak kaydolunuz.
Yalnızsan Eğer
hayatın devraldığı sessiz bir özsudur acı birikir yüreğinin kıvrımlarında ve ağar gözlerine ağır ağır bulutlar yere inmiştir artık ya da gurbettesindir unutma bir hayalet gibi kapındadır yalnızlık denen şey ufkun kararabilir birden için çölleşebilir kaçışın bile bir adımdır ya da dönüşündür kendine unutma Her sayfası kederle kararan bir hüzün defterine döner günler ve her sabah "merhaba hüzün" "merhaba yalnızlık" diyerek başlarsın hayata ama hayat bağışlamayacaktır seni unutma Üstelik günlüğü yoktur hüznün hiç bir zaman da tutulmayacaktır serüvenlerin yorgun yeniği elleri titreyen yaşlı bir kadındır hüzün ya da hasta bir tanıdıktır ancak hepsi o kadar unutma Ahmet Telli
__________________
Atatürk, koca bir fikirdir. Kıt kafalara sığmaz.
|
|
| Yer İmleri |
| Şu anda bu konuyu görüntüleyen etkin kullanıcılar: 7 (0 üye ve 7 konuk) | |
| Konu Araçları | |
| Görünüm Modları | |
|
|