|
25 Mart 2026, 23:26
|
#1
|
|
|
İnsan bazen boşlukta var olur..!
Hiçbir şey hissetmezken bile hâlâ buradasın
Yoklukta Var Olmak
Bazen her şeyin içindeyken bile hiçbir şeyin parçası gibi hissetmiyorum kendimi. Ne sevincin
içindeyim ne de hüznün tam ortasında. Ne hayattayım gibi ne de ölmüşüm gibi. Sadece… varım. Ama
öylece boşlukta asılı kalmış gibi.
Bir duvar gibi belki. Duran. Susan. Bekleyen.
İşte tam da orada başlıyor: yoklukta var olmak.
Varlık dediğimiz şey sadece nefes almak mı?
Gözümüz açık sesimiz çıkıyor yürüyoruz…
Ama içimizde bir şey çoktan sessizliğe gömülmüşse o zaman neye var diyoruz biz?
Dışarıdan bakıldığında buradayım belki. Ama içimde bir ben çoktan gitmiş gibi.
Yine de buradayım. Hissedemesem de yaşıyorum. Sevinemesem de sabahlar oluyor.
Bazen o kadar kopuyorum ki dünyadan sanki bir gözlemci gibi izliyorum kendi hayatımı.
Bir yabancı gibi…
Kendi cümlelerimi dinliyorum kendi adımlarımı izliyorum ama içimden hiçbir şey geçmiyor.
Ve o hâlde bile varım. Eksik kırık duygusuz belki… ama buradayım.
Yokluk bir çöküş değil her zaman.
Bazen bir ara duraktır.
İçinin boşluğunda yeniden dolmak için bir hazırlık.
İçinden geçtiğim bu hâlsizlikte bir ses bana fısıldıyor:
Bak düşmedin. Hissedemiyorsun belki ama hâlâ ayaktasın.
Hâlâ buradasın. Ve bu bile bir direnme şekli.”
Bunu anladığımda varoluşun şekil değiştirdiğini fark ediyorum.
Eskisi gibi coşkuyla değil belki…
Ama sessizlikle.
Derin kımıldamayan bir suskunlukla.
Yokluk içinde bile kendimden küçük bir iz buluyorum.
Bir nefes bir düşünce bir kelime...
Yokluktan geçerken anlıyorum:
Kendimi her zaman güçlü hissetmeye mecbur değilim.
Bazen sadece var olmak da yeterli.
Sadece dayanmak.
Sadece o günkü hâlimle kalmak.
İşte bu: yoklukta var olmak.
Yani hiçliğin içinden kendine doğru küçük bir adım daha atmak.
Susuyorum.
Çünkü sözcükler yetmiyor.
Bazen ne anlatsan eksik kalıyor
Ne anlatsan kimse duymuyor.
O yüzden sessizliğime sığınıyorum.
Orada daha gerçek daha derin bir ben var.
Kırılmış dağılmış ama hâlâ orada.
Her şey akıyor
Ben akmıyorum.
Zaman geçiyor
Ben durmuş gibiyim.
Bir oda dolusu insanda
Kendi iç sesime bile uzak hissediyorum kendimi.
Bedenim burada
Ruhum başka bir yerde oturuyor.
Gülümsemelerle kapatılmış yaralarım var.
Sözüm var ama söyleyecek bir dilim yok.
Var gibiyim
Ama yokluğun tam kenarındayım.
Bir adım daha atsam düşeceğim
Ama hâlâ buradayım.
Düşmedim.
Henüz değil.
İnsan bazen boşlukta var olur.
Ne bir amacı olur ne bir yöne gider.
Yine de yürür.
Yine de nefes alır.
Yine de sabah olur.
Ve o sabah belki de en çok o zaman kıymetlidir.
Çünkü hiçbir şey hissetmemenin ağırlığıyla
Yine de kalkmayı seçmişsindir.
Ben seçtim.
Bugün de seçtim.
Yoklukla sarmalanmış bu bedenin içinde
Küçük de olsa bir varlık kıpırdandı.
O yetti.
Bir adım daha atmaya…
Kendime doğru.
Hayata doğru.
Yoklukta var olmak...
Belki de en sessiz direniş biçimi.
Kimse görmez kimse bilmez
Ama sen bilirsin.
Sen hâlâ buradasındır.
Ve bu bazen her şeyden daha kıymetlidir.
|
|
|
|