![]() |
|
|||||||
| Üye Günlüğü Günlük tadında, kişisel sayfalarınızı oluşturabileceğiniz bölüm. |
|
|
Konu Araçları |
|
|
|
|
||
Sevgili günce,
Evet yine yeni bir yerde ama aynı başlıkla yazmaya başlıyorum seni. Arkamda terkedilmiş birden fazla günlük var. Hepsinin ortak yanı olabildiğince içten ve samimi yazmam. Denk gelip okuyanlar ne gerek var bu kadarına diyebilir. Ama neticede bu benim güncem. Rahatsız ediyorsa okumadan çık. ![]() Şimdilik bu kadar.
__________________
-join me in death. ֶָ֢
|
||
|
|
||
İçeriği görmek için buraya tıklayarak kaydolunuz.
Bazı soruları sormak, suları bulandırmak mıydı bilmiyorum. Ve bu ikimize de olan şeydi
Aklımda bazı sorular da belirtip durmaya başladı Yan yanayken kavga ettiğimizde söylediğime geliyor olay. "Rahat battı sana galiba." Bana da mı battı dersin günce? Bu sıralar kendimi bir iyi bir kötü hisseder oldum. Uykum öyle sık bölünmeye başladı ki. Bu durumu O da biliyor. Ama elinden bir şey gelmiyor. Ortada bir sorun yok. Ben sadece liminal alanda kalmıştım biraz. Tekrar o alandan çıkıp biraz üni derslerine yüklenmeye başladım. Fakat daha basmam gereken çok tuş var. Hepsine aynı anda basıp ahenkli bir melodi oluşturmak zor geliyor. Sürekli erteleyip duruyorum. Bunun sonu nereye varacak ben de bilmiyorum. İçimi biraz kime açsam, sen halledersin diyor. Herkes güçlü oluşuma ve ne kadar b.ka batarsam batayım bir şekilde çıkmama alışmış çünkü. Battım bittim demeye kalmadan düze çıktım hep. Kendime o hakkı tanımamaktan gelen bir yorgunluk var üzerimde. Ve bu yorgunluk, ne kadar neşeli olursam olayım yüzümde bir maske varmışçasına, sıyrılıp alttan görünüyor. Gülüşüm maske, yorgunluğum gerçek simam hâline geliyor. Bir gün bir şeyleri gerçekten başarmış ve dibine kadar mutlu olmuş vaziyette yazmak isterdim sana günce. Yine de inadım ve umudum tam ve bâki. Sadece yorgunluğumu tek dile getirebildiğim yer sensin, hepsi o. Her şey olacağına varsın bu vakitten sonra. Soldurmaya gerek yok daha açmamış gülleri..
__________________
-join me in death. ֶָ֢
Son düzenleyen: Chiron; 17 Mayıs 2026, 15:50. |
||
|
|
||
İçeriği görmek için buraya tıklayarak kaydolunuz.
İçim bir nehir sanki. Kâh taşıyor, nefes aldırmıyor. Kâh sular geri çekiliyor, süt liman oluyor.
Benim iyiliğime bile olsa bazı sözlerin ağırlığı omuzlarımda. Zihnim tekrar tekrar hatırlatıp, yeni yorumlar ekleyip bana işkence ediyor. Bak bana benden başka kimse bu kadar zarar veremez günce. Tüm bunların sonucu olarak saatlerdir baş ağrısı çekiyorum. Öfkeli değilim. Üzgün de değilim. Tam olarak neyim var onu da kestiremiyorum. Bu aralar liminal alanda kalmamak için küçük hedefler koymaya başlamıştım kendime. Büyük hedefler öncesi minik adımlar, en azından hiçbir şey yapmadım hissini alıp götürüyordu benden. Sözün özü iyi miyim kötü müyüm bilmiyorum. Hadi hayırlısı..
__________________
-join me in death. ֶָ֢
Son düzenleyen: Chiron; 17 Mayıs 2026, 15:52. |
||
|
|
||
İçeriği görmek için buraya tıklayarak kaydolunuz.
Seninle geçen o kaygısız günleri özledim.. Kaybolurum endişesini bırakıp sokak sokak gezmeyi..
Hiç o kadar huzurlu olduğumu hatırlamıyorum. Sanki sonraya saklamak için sen konuşurken daha da dikkatli izliyordum seni. Ne oldu diye soruyordun.. Ben bu anların biteceği endişesiyle zaman dursun diye geçiriyordum içimden. Sesini, kokunu ve gülüşünü saklıyordum içime gizlice.* Senli günler.. varsa bir cennet o cennetten çalınmış günler gibiydi sevgili. O günler geçtikten sonra aramızda mesafe arttıkça özlem daha da dayanılmaz hâl aldı. Seninle ettiğimiz o kavgayı bile özledim. Sinirlenip yine de kıyamayıp yavaşça vurmamı.. İki gündür baş ağrısından kafamı kaldıramazken en özlediğim şey ağrı çekmemekten çok sesindi.. Yani sen.. sen .. sen... Cümlelerim ben ile değil sen ile başlıyor gibi. İçim dışım sen. İyi ki sen.. Hep sen..
__________________
-join me in death. ֶָ֢
|
||
|
|
||
İçeriği görmek için buraya tıklayarak kaydolunuz.
11 Mayıs yine yeni bir başlangıç oldu kendi adıma.
Daha organize, daha motive başladım. Spora yeniden döndüm, Yeni beslenme düzenine geçtim. Yakında kpss hazırlığına başlasam güzel olacak. Bunlar harici iyi kötü bir şeyler hep oluyor.. Ama liminal alandan çıktım artık. (Daha önceki postlarda klavye hatası yapmış olabilirim.. doğrusu bu. )Önümüzdeki günler daha güzel günlere gebe..
__________________
-join me in death. ֶָ֢
|
||
|
|
||
İçeriği görmek için buraya tıklayarak kaydolunuz.
Bazen insanı yaralayan şey fırtına değil, sarılması gereken anda başka yöne bakılmasıdır.
Tek diyeceğim bu.
__________________
-join me in death. ֶָ֢
|
||
|
|
||
İçeriği görmek için buraya tıklayarak kaydolunuz.
Bazen sular çekilmez dedim, yürek çekilir. Boş edebi sözleri bırak, bütün şairler yalnız ölmüştür dedi.
Ölürüm sorun değil dedim. Nihayet o da benim gibi nefessiz kaldı. Sus dedi, kelimeleriyle sarıldı. Dakikalar önce ölesiye nefret ettiğim adama yine aşık oldum.
__________________
-join me in death. ֶָ֢
|
||
|
|
||
İçeriği görmek için buraya tıklayarak kaydolunuz.
Sevgili günce,
Yeni beslenme düzeni, spor vs derken değişim başladı iyice bende. Ayrıca kpss çalışma yöntemi de değiştirdim. Ona da yakın zamanda kendimi depresif moda sokmadan bakacağım. Haricinde, şu anda çalışmıyorum. Sasha ile vakit geçiriyorum bolca. Sonra dizi falan izliyoruz sevgilimle. Beraber oyun oynuyoruz. Arkadaş grubumuzla muhabbet ediyoruz. Bazen saatlerde insta videosu izliyorum. Ne bileyim bazen bir şeyleri başardım hissi olmadan da yaşanabiliyormuş hayat. The Boys dizisine başladım. Benimki haklıymış. Cidden güzel dizi.. Bazen hâlâ geç kalmışlık hissi ile boğuşuyorum. Ama sonra diyorum ki bambu da öyledir. Uzun süre hiçbir büyüme yokmuş gibi görünür. Aslında kök salıyordur. Gerçekten büyüdüğünde anlaşılır heybeti. : ) Demek ki ben de öyleymişim. Benim yaşımdaki çoğu insan birçok şey yaşamış olabilir ama ben geriden gelsem bile her şeyi elde edeceğim.
__________________
-join me in death. ֶָ֢
|
||
|
|
|||
İçeriği görmek için buraya tıklayarak kaydolunuz. Alıntı:
Tuba Arık- İklimler Yine yeniden bu serinin kitapları halet-i ruhiyeme uyuyor.
__________________
-join me in death. ֶָ֢
|
|||
|
|
||
İçeriği görmek için buraya tıklayarak kaydolunuz. Bugün sana yazmak istedim ama senin için değil, kendim için yazıyorum. Farkı önemli. Seninle bir şey var aramızda... adı var, sınırı yok. Bu yüzden söylemiyorum, sığmaz zaten. Bazen bazı şeylerin adını koymak, onları bir an için yere indirmek gibi hissettiriyor. Havada uçmaya devam etsinler diye susuyorum bazen. Sabahları artık farklı uyanıyorum. Sanki günün içinde bir yer ayrılmış, ona doğru yürüyorum. Bunu ne sana hep söyledim hep de söyleyeceğim en azından şimdilik. Bahçedeki en güzel meyve en fazla güneşe maruz kalan ve ilgi gösterilen ağaca aittir. Hayat cephesine gelince kendimi sanki uzun süredir hastalıklı bir bitki gibi görüyordum. Yeterince toprak, yeterince ışık yok. Ama bir şeyler kayıyor içimde, iyi bir şekilde. Değişiyorum! Bunu fark etmek hem gurur verici hem biraz ürkütücü; yılan gibi deri değiştirince eski deriyi görmek tuhaf bir his. "Bu bendim ha?" diyorsun. Şu aralar hayata iki elle değil, dört elle sarılıyorum. Hatta ayaklarımla da tutunuyorum, biraz istihkam görevlisi edasıyla. Bırakmayacağım. Hem kendimi hem de şu müthiş karmaşık, güzel, saçma hayatı. Geleceğe dair bir şeyler var kafamda. Söylemeyeyim. Söylersem cam kırılır gibi bir şey. Ama şunu söyleyeyim: ufukta bir kapı var ve o kapıya yürüyorum. Yavaş, ama yürüyorum. Bu arada bugün saçma bir şey oldu ve güldüm. Yürekten güldüm. Neye güldüğümü bile tam bilmiyorum bu da değişimin parçası galiba. Sahiden iyi geceler, bana -seninle.-
__________________
-join me in death. ֶָ֢
|
||
| Yer İmleri |
| Şu anda bu konuyu görüntüleyen etkin kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 konuk) | |
|
|