![]() |
|
|||||||
|
|
Konu Araçları |
|
|
||
[Only registered and activated users can see links. ] Saat durdu, yelkovan sustu o gece Bir soğuk rüzgâr esti, binlerce hece Toprak sarsıldı, gök yarıldı sandık Biz o karanlığın ortasında yandık… Ah Memleketim! Sesim ulaşıyor mu oraya? Yıldızlar şahit olsun bu bitmeyen yaraya Betonun altında kalan sadece can değil Bir tarihti yıkılan, kolay değil, eğil... Sesimi duyan var mı? Diye bağıran o nefes Hâlâ kulaklarımızda, en ağır kafes. Maraş’ın kışı, Hatay’ın sönen feri Adıyaman sessiz, dönmüyor giden geri Antep’ten Malatya’ya uzanan bu sızı Kaderin alnımıza yazdığı o kapkara yazı Ellerimiz kenetlendi, tırnakla kazıdık taşı Dursun artık diyoruz, toprağın gözyaşı. Zaman iyileştirir derler ama bu başka Veda bile edemedik en büyük aşka Yarım kalan çaylar, asılı duran ceketler Şimdi gökyüzünde bizi bekler gidenler. Ah Memleketim! Sesim ulaşıyor mu oraya? Yıldızlar şahit olsun bu bitmeyen yaraya Betonun altında kalan sadece can değil Bir tarihti yıkılan, kolay değil, eğil... Sesimi duyan var mı? Diye bağıran o nefes Hâlâ kulaklarımızda, en ağır kafes. Ah Memleketim! Sesim ulaşıyor mu oraya? Yıldızlar şahit olsun bu bitmeyen yaraya Betonun altında kalan sadece can değil Bir tarihti yıkılan, kolay değil, eğil... Sesimi duyan var mı? Diye bağıran o nefes Hâlâ kulaklarımızda, en ağır kafes. Unutmak mı? Asla, sönmez bu ateş Bir gün elbet yeniden doğacak o güneş Ama kalbimizde hep saat dördü on yedi geçiyor. Huzurla uyuyun, emanetiniz bizde. Benzer Konular:
__________________
İstemem! Eksik olsun! Tahtlarınız, şanınız, sahte zaferleriniz! Bir tek onurum yeter bana Yalnız ölsem de eğilmem asla!
|
||
| Yer İmleri |
| Şu anda bu konuyu görüntüleyen etkin kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 konuk) | |
|
|