| 11 Temmuz 2026, 04:56 | |
|
İçeriği görmek için buraya tıklayarak kaydolunuz.
Ürperti
Sisini kendi yaratan gemi Kayıp gidiyor ayaklarımın altından Çırpıyor kanatlarını zıpkın kuşu Sisin içinde Denizde zaman yok. Yanmış bal kokuları getiriyor rüzgar Kıyıdaki camlardan Döl tozlarıyla. Ben de bir tohumum burada Uyarılmış bir tohum Beni kıyıya Bırakan bana Denizde zaman yok. Saflığın ve güzelliğin Büyük zamanı... -Edip Cansever
__________________
Atatürk, koca bir fikirdir. Kıt kafalara sığmaz.
|
|
| 11 Temmuz 2026, 04:56 | |
|
İçeriği görmek için buraya tıklayarak kaydolunuz.
Uyanınca Çocuk Olmak
Siz ne iyisiniz, ben sizi bir şeylere benzetiyorum Bilmem bir testi, bir bakır sahan kolay mı sizinle Çok rahat bir gökyüzü mü var sizinle Güneş bir pazartesi olarak mı duruyor burnunuzda Yoksa bükülmüş bir nehir gibi mi küpelerinizde Siz küçük adıyla mı çağırırsınız sessizliği Öyle mi, ya kim uyandırır sizde Bu sevişme dalgalarını, aşk seslerini Bak'ları, duy'ları, okşa'ları, evet'leri Hele bu elleri, ayakları bu Gözleri gözleri. Gidip bir bardak su içiyorum. Ağzım benim! Su böyle neye benziyor, çok çocuklu bir bahçeye değil mi Bakmayla içersek gözlerimiz de bir şeye benziyor Senin gözlerin, bizim gözlere, onun gözleri Her zaman söylüyorum kuyumcular için imzalı yazı gerekmez Ama hiç gerekmez öyle değil mi Armut ağacı! iyi sabahlar! sana bakınca yüzüm değişti Bütün gün çalışıyorum en kötü iş yerlerinde Yorulup bunalınca hep o sana bakmayı deniyorum Birden çarşıyı gösteriyor dallarının inceliği Hem niye saklamalı, çarşıyı gösteriyor işte Bak! şakur şukur şapka satın alan birisi Yusyuvarlak bir kişilik deniyor Pis adam -ne kötü dünya- öyle mi değil mi. Siz yok mu, sizin her yeriniz şaşırıp kalmaya istekli Bir bakın, uyanıp kalkınca çocuk olmalarım var benim Şu da var: bir sokak en açılmış pencereler dalıyor Dalıyor da söz mü, yatağa uzatıyor otomobillerini Aşk duyan bir kadını Onun kişiliği olan memelerini Gözlerim! hey sokak! geri getiriyor gözlerimi Kimi zaman da bir cam kırılıyor şangur şungur Diyorum böylesi gürültüler şiir için gerekli Öyle mi değil mi. Bizim o duvarlık tabaklar durmadan uzağa götürüyor evimizi Daha aldığım gün bildim maydanoz olacak üstündekileri Maydonoz olacak, maydanoz olacak, maydanoz olacak İyi ama, niye sevmeli her önüne geleni Herkesin, herkese, herkesi Daha dün yepyeni bir son koydumdu şiire Aldı, yepyeni bir kalabalığı getirdi Ama iyi yaptım öyle mi değil mi. -Edip Cansever
__________________
Atatürk, koca bir fikirdir. Kıt kafalara sığmaz.
|
|
| 11 Temmuz 2026, 04:56 | |
|
İçeriği görmek için buraya tıklayarak kaydolunuz.
Uzak Yakınlık
Soruyordun İlkyaz işte Uyanıp bir bahçeyi dinliyoruz Tenhalık böyle Dallar mı kırılmış, sarmaşıklar mı toz içinde Beklesem hemen gelecek olduğun Tam öyle olduğun Oysa hep yanımdasın, seninle her şey yanımda Kırık dökük de olsa yanımda Mesela çok sevdiğin bir deniz bile yanımda O deniz ki aramızda hiç kımıldamadan Erkeğini iyi tanıyan bir kadın gibi yorgun. Yarısı yenmiş bir elmaydık bana sorarsan İkimizdik, iki kişi değildik Bakıyorsak birlikte bakıyorduk gözlerimin içine Birlikte gözlerinin içine bakıyorduk senin Yanlıştı, doğruydu, hiç bilmiyorum Sanki bir bakıma ayrılık böyle. Karşılıklı otursak da ne zaman Masa örtüsünü ikiye bölen ellerimizdi Bir tırnak yeşilinden gerisin geriye Ayak bileklerimizden gerisin geriye Bütün bunlar gereksiz, bilmiyorum sanma Gereksiz ama yalnızlık böyle. Bir hüzün kaç kişinin hüznü olurdu Çıkarsak toplamak yerine Her hüzün başka türlü olurdu Ne yaparsan yap saati kurma Öyle dağıldık ki hepimiz Her günün geçmesi bir gerçek oluyor Seninle her uzaklık gibi böyle.. -Edip Cansever
__________________
Atatürk, koca bir fikirdir. Kıt kafalara sığmaz.
|
|
| 11 Temmuz 2026, 04:57 | |
|
İçeriği görmek için buraya tıklayarak kaydolunuz. Uzun
Bir elma tadı gezdiriyorum kafamda Anlaşılması güç bir elma tadı Ya sayılarla çiftleşiyor ya notalarla Hiçbir zaman gebe olmadı. Bence bu asılmak saati kadınsızlıkla İğneyle, saatle, bir kadın çorabıyla asılmak saati Bir müziktir ayrıca iki tek kadın çalışır Bir yatakla bir müzik iki tek kadın İki tek kadın çalışır aynı yatakta. Sonra kadınlar iyi kemanlar kolay Kemanlar uzun kadınlar kısa. -Edip Cansever
__________________
Atatürk, koca bir fikirdir. Kıt kafalara sığmaz.
|
|
| 11 Temmuz 2026, 04:57 | |
|
İçeriği görmek için buraya tıklayarak kaydolunuz. Var Var
Yok denecek bir şey ama var var Yılan yılan çinkoya mavi Damın altında kaç sıra tuğla eksik eksik Niyedir bilmiyorum pencere koysak mıydı adını Bir ördek, bir keçi yavrusuyla dışarısı Gebe karnıyla bir kadının Güneşin döndüğü tepsiye vurmuşlukla Vay çiçekleri, kedileri bakmak bakmak yapan elim Nedendir bilmiyorum ellerim tutsak mıydı. Bizi bir pencere gösteriyor ama gösteriyor Işıklar sırtımıza vurmuşlukla Vay ışıklar vay! hep birden çinkoya mavi Akıntısı aya doğru uzanan Bir komşum var kesin gözlü, uzağa baktıkça rahat Bana ay diye yutturdu pembecikleriyle bir kızı Onunla birlikte yatıyoruz şimdi Onunla birlikte kılların uzunluğu Aramızda bir odada olmaktan başka neyimiz var Yok denecek bir şey ama var var. Vay! mendili dörtlere katlayıp cebine koyan ben Çok ağrıyan yerlerim pembeye mavi Bilirim ondan öyle ne ağrı ne sızı Aklıma damların üstünde koşmak koşmak Bu uçanlar serçe cıva gibileri serçe Gittikçe unuttum o kadar insan sevdim de Çekik gözlü, kıvırcık saçlı, düz beyaz yüzlü o kadar Diyorum elleri nerde benimkisi bu mu Hani o büyücek sevgiler şimdi de yok mu Yok denecek bir şey ama var var. -Edip Cansever
__________________
Atatürk, koca bir fikirdir. Kıt kafalara sığmaz.
|
|
| 11 Temmuz 2026, 04:58 | |
|
İçeriği görmek için buraya tıklayarak kaydolunuz. Yangın
Dışarı çıkıyorsanız dikkat! çiçeklerle karşılaşmayın Ya da koklamayın onları, iyisi mi yüzünüzü örtün şapkanızla Ya da düşünmeyin hiç, ben bakın öyle yapıyorum Neden diyeceksiniz, insandaki sevgiliyi eskitiyor bu çiçekler Güneşe benzetiyorlar adamı, masaya vurmuş koyun bulutlarına Pek tuhaf! ben de sahanda yumurtayı kıskanırım Beni seviyorsanız dikkat! köşe başındaki camcıya sorun O ne derse doğrudur, dalga geçmeyin adamla Üstelik beni sevmek haşlanmış pirinçleri beyazlatır Günaydın! Sabahlarınız gibidir beni sevmek, horuzun renkleri gibidir Beni sevdiniz mi yangındır artık parmaklarınız Sizi görmüyor muyum dikkat! trenlere çikolata yediriyorum Bunu her zaman yapıyorum, akılla oynamak yani Öyle trenler var ki insanı şımartıyor Çıkıp kuruluyorum pencere yanına gel keyfim gel Gidip duruyorum böylece, adımı bileceksiniz çok ülkeli adam Üstelik daha kalkma saati gelmeden trenlerin. Sokağa dökülüyorsam dikkat! bu da doğrudur oldukça Bir kanunu vardır belki, ya su içmişimdir ya da yıkamışımdır yüzümü Olmıyacak şey mi niye bakmayayım denizlere En akıllı tarafımdır balıkla deniz tutmak. Bir cümle tuhafsa dikkat! pek tuhaftır insanın tırnak çıkardığı Sonra da boyadığı, ne demeli sonra da kestiği Korkum yok ben güpegündüz rakılar boğazlıyorum Gözlerimi batırıyorum ıstakozlara Oh ne güzel şişenin de bir anlamı oluyor böylece Kim konuşuyor ben konuşmuyorum. Bir gün çok yürürseniz dikkat! sinekler şehirde kalıyor Bütün taşıtlar paslanıyor ayrıca Pencereli yıldız, misafirli oda, bol bol öttürüyorsunuz onları Çünkü kırlara çıkıyorsunuz, şemsiyenizi bırakın ayıp Bana parmağınızdaki çiçekleri gösterin. Bir yere kapanıyorsanız dikkat! yanınızda olsun elleriniz Kim ne der bakındı işte durmadan ellerinize Dünyayı dolaşan damarlar içinde En kemikli taraflarıyla zencileri döversiniz En kirli yerleriyle çat kapı fakir mahalleleri Ayıptır yani insan elini temiz tutmalı biraz. Bir gün ölümü beğenmeyecekseniz dikkat! ölmeyin kolayla Kadınlara sarkıntılık edin, hoşa giden bardaklar satın alın Ya da bir aptalın yalnızlığını seçin, çicçk sulamakla olsun bu Tıkır da tıkır işleyen apartmanlar vardır ya, sakın ha Ya da her sabah Göğe bir yüz metre kollarınızla. -Edip Cansever
__________________
Atatürk, koca bir fikirdir. Kıt kafalara sığmaz.
|
|
| 11 Temmuz 2026, 04:58 | |
|
İçeriği görmek için buraya tıklayarak kaydolunuz.
Yerçekimli Karanfil
Biliyor musun az az yaşıyorsun içimde Oysaki seninle güzel olmak var Örneğin rakı içiyoruz, içimize bir karanfil düşüyor gibi Bir ağaç işliyor tıkır tıkır yanımızda Midemdi aklımdı şu kadarcık kalıyor. Sen karanfile eğilimlisin, alıp sana veriyorum işte Sen de bir başkasına veriyorsun daha güzel O başkası yok mu bir yanındakine veriyor Derken karanfil elden ele. Görüyorsun ya bir sevdayı büyütüyoruz seninle Sana değiniyorum, sana ısınıyorum, bu o değil Bak nasıl, beyaza keser gibisine yedi renk Birleşiyoruz sessizce. -Edip Cansever
__________________
Atatürk, koca bir fikirdir. Kıt kafalara sığmaz.
|
|
| 11 Temmuz 2026, 04:58 | |
|
İçeriği görmek için buraya tıklayarak kaydolunuz.
Yılan
Her şey biraz öyledir: açtık ve solduk Yapraklarımızın yontulmamış topaz renginde Çocukla gülün, gülle geçmişin Karışık tenimizde sesi Koyu kırmızı sesi Her şey biraz öyledir: açtık ve solduk. Belki sonra unuttuk, mevsimler de değiştirmedi yılanı Yılan değişse bile Durdu bir helezon gibi gömleği Sırtı yontulmamış topaz renginde. Dalgınız şimdi İçinde yağmurlar yağmurlar... -Edip Cansever
__________________
Atatürk, koca bir fikirdir. Kıt kafalara sığmaz.
|
|
| 11 Temmuz 2026, 04:59 | |
|
İçeriği görmek için buraya tıklayarak kaydolunuz.
Şey şey şey ve şeylerden
Bir adam kendi tiyatrosunda, tamam Bir köpek sokak değiştirdi, korkak İçi süt dolu bir lokanta, ve kapandı Ben ağzıma geleni söyledim, öyle Gene bir ağaç öttu, bu kaçıncı. Sevişsek olmaz mıydı, varan bir Elbette olurdu, bir kır çiçeği bir bulut Bir gülüş kanamak üzere, ve gizli Ve çabuk tarafından bir şey, şarap Aşk gene kelime değiştirdi, vahşi. Güneşe çıktık, bunu unutma, varan iki Ne uzak bir sesimiz vardı, efsane Gelince Ç ile geliyordu bir çay Oysa biz iki demiştik, varan üç Gözler ki demeye kalmadı, derin. Kimbilir ne seviştik ki saat kaç Elleri tetikte bütün gazetelerin. Edip Cansever
__________________
Atatürk, koca bir fikirdir. Kıt kafalara sığmaz.
|
|
| Yer İmleri |
| Şu anda bu konuyu görüntüleyen etkin kullanıcılar: 5 (0 üye ve 5 konuk) | |
|
|