![]() |
|
|||||||
| Üye Günlüğü Günlük tadında, kişisel sayfalarınızı oluşturabileceğiniz bölüm. |
|
|
Konu Araçları |
|
|
||
Bu aciz günahkar cahil de acizane bir şey karalamak istedi
Haddi olmadan kusuru olursa affoluna Cahil halimizle elimizden ne gelirse Anlamayan-anlayamayan akıllar vardır..ama hiç görmedim ki, anlamayan gönül olsun.... Her gönülün anlayacağı bir dil vardır...Gönüllden gönüle ortak diller vardır... Bir temizlik işçisine "kolay gelsin" demek, gönlüne hitaptır..anlar o "dilimi" Sabahın erken saatlerinde ekmeğinizi almaya giderken, yoldaki yabancıya! "selam" demek, gönlüne hitaptır...anlar o... Frıncıya "teşekkür etmek" gönlüne hitaptır....anlar o....sokakta tabancasıyla oynayan bir çocuğa "ah!vuruldum" numarası yapmak, onun gönlüne dildir.. "Gönülden gönüle pencere vardır, konuşmadan da söylenecek söz vardır" sıcak bir tebessüm, samimi bir gözyaşı.... Gönüllere yol vardır, yollar gide-gide aşınmasa da o yolda "aşınmak" ne hoştur... Velhasıl kelam; insanlar vardır, hiç tanımadığımız insanlar...gönüller vardır çok tanıdık! Makbul olmaz bazen mürekkep yalamışlık, gönlün eşinde kalınmışsa... Ve işte, gönüllere bir kapı, gönüllere pencere... Ve işte "mürekkep lekesi" bacası tüten sıcak gönüllere, közlenmiş gönüllere, kül olmuş gönüllere, gonca gönüllere...."Yeter ki gönlünüz olsun" Gönüller hoş olsun... Hürmetlerimle... |
||
|
|
||
İçeriği görmek için buraya tıklayarak kaydolunuz.
BEN bana çok şey öğrettim...
Bunlardan bir çok mutluluklar, tatlar devşirdim... BENle amansız savaşlar yaşadım... Zaferleri yaşadım... ama bir çok yenilgilerde tattım. Kaoslar, çıkmazlar, tıkanmalar, acılar, hüzünler yaşadım. Mutluluklar ise sadece çok kısa ANlarda kaldı. Dünya, toplum, tarih zindanlarından hiçbiri bana BEN zindanından daha ağır, çetin gelmedi.. BENim BENden çektiğini kimseden çekmedi. |
||
|
|
||
İçeriği görmek için buraya tıklayarak kaydolunuz.
bakışım sarfetmiyor içimdeki kederi.
bu rüzgâr ruhumun yabancısıymışım gibi durduğum bu rüya... hazır değilim oysa külümden bir gülle çıkmaya... yüküm yok sözümden başka..." |
||
|
|
||
İçeriği görmek için buraya tıklayarak kaydolunuz.
daha yeni yuttum göz yağmurunu
inan çok aşkım var sende bekleyen hüzün düşüyor iskeleden doğuda akşam ömrümü topARlasam bir vuslat etmiyorum hangi âşığa sorsam cevabı hazan leyla ihânet diyor mecnun imtihan |
||
|
|
||
İçeriği görmek için buraya tıklayarak kaydolunuz.
Kendime giderken içimi dağıtmış biriyim
yani bıraktıklarınızla beslenen kuş bembeyaz karın üzerinde bembeyaz bir düş gelinciğin rengidir öyküm çığlığı martının baharını yutmuş kendinden çıkışlarını ihanetiyle geciktiren derviş bilirsiniz her dervişin zikrinde bir çocuk vardır haylaz ve her çocuğun uykusudur biraz da hüzün ellerimi yaktım su içerken yeryüzümde gökyüzü yaraları! bir savaş durumunun söz diziminde bütün korkularım rüyalarım bütün aşkın elifte kanayan yarası sırtımda bir başkasının duası inni küntüm minezzalimin |
||
|
|
||
İçeriği görmek için buraya tıklayarak kaydolunuz.
Bi/çare
Sen sevdiklerini kollarsın, İbrahim gibi teslim olamasam da Sana gülşene çevir yangınlarımı, Eyyuba musallat olan kurtlar kalbimi kemirirken Yunus kulun gibi karanlıklarda bırakma beni, Dilim kendime zulmettimlerle inlerken Belki tutarsın diye kaldırıyorum kirinden utandığım ellerimi: Sensin Kadir, kudret Senin Sensin Rahim, rahmet Senden, Aziz Sensin, Ğafur Sen ve Ya Latif ! Ben bana yetemem, bana yet/iş lütfen |
||
|
|
||
İçeriği görmek için buraya tıklayarak kaydolunuz.
Rıza tohumunu kalbe ekip,
şükür suyu ile sularsan! Tattığın çoğu şeyin adı "mutluluk" olur... |
||
|
|
||
İçeriği görmek için buraya tıklayarak kaydolunuz.
Aşkı zümrüd-ü anka kanadına yazamadım
yağmurdan sesim olmadı. yarene dinletemedim... ses etmedi sessizliğin ;gelemedim. kulağımda eylül sesi,gönlümde inşirah.. gücenmesin intizar ve ''Ah''... |
||
|
|
||
İçeriği görmek için buraya tıklayarak kaydolunuz.
can a ıraksak, canan nerde?
ne garib; buralarda terk edilen ile terk eden bir. ya "bir olan"a vefa ne alemde! -ı- buralarda, bir "terkedilmişlik" seziliyor. bir terk eden ; vefayı katleden , bir de terk edilen; mazlum, mahsun, vefası katledilen. buralarda bir hüzün seziliyor şimdilerde ; bir yorgunluk , umutsuzluk, çaresizlik. mavisini yitirmiş yaşamak ; sema gri, toprak , yağmura hasret , yağmur özü olan suyun arayışında su, özü olduğu insandan şikayetçi ; özü su olan, suyun katili şimdilerde.. buralarda bir "terkedilmişlik"seziliyor! -ıı- buralarda bir "sevgisizlik" seziliyor hakiki aşıklardan söz edilmez olmuş; karın doyurmak için yazılan sevgi sözleriyle doymaya çalışıyor, sevgiye aç yürekler. yok yok! yürekler tanımamışlar, mutlak sevdayı yüreklerine azık eyleyip yemeden doyanları, halden anlayıp, hal diliyle her şeyi anlatanlar, tanıtılmamış buralarda "rıfk" hiç kimsenin sıfatı olmamış ; "güzel" hiç karşılığını bulmamış ; yetim kalmış buralarda hiç kimse "kardeş" olmayı teklif etmemiş annesinin evladından başkasına, buralarda bir "sevgisizlik"seziliyor! -ııı- buralarda bir vazgeçmişlik seziliyor; her niyazın hemen bekleniyor karşılığı , niyazda ısrarcı olmanın, acziyeti derin yaşamanın gerekliliği tartışılır olmuş. şartlar değiştiği vakit , sevginin rotası değişivermiş , bir menzil seçmez olmuş artık insanlar ahsen, hatrına fedakarlık yapılan değilmiş ; güzeller hatrına yaşanır olmuş alem; güzellerin hatrına söz eylenir; saz çalınır olmuş buralarda birden vazgeçmişlik seziliyor! -ıv- buralarda bir "şükürsüzlük" seziliyor; insanlar, teşekkür etmez olmuşlar birbirlerine; herkes başarıyı , kendinden bilir olmuş bundandır ki nimet, fark edilmez olmuş; nimeti sahiplenmiş olanlar , şakir kelimesini sahiplenmemişler, şakir halktan ırak düşmüş, kuytu köşeleri mekan bilmiş! nimetin sahibini fikredene de, sual soran kalmamış; fikreden, yüreğinde yaşar olmuş marifet makamını, marifete iltifat eden kalmamış! -v- buralarda bir kararsızlık seziliyor zihinler , med-cezirler yaşar her eyyam-ı biyzde yürekler hep öteleri özler ; ama ayaklarının bağlandığı kürenin, kurşundan olduğunu unutur olmuş yürekler , özgürleşmeyi diler; ama kendi dünyasının sınırlarını , birilerinin çizmesini bekler. birin müjdelediği inşirahı dilerken diller, birilerinin hatrına yaşanır hayatlar. buralarda bir kara(rsız)lık seziliyor.. -vı- buralarda bir terkedilmişlik !seziliyor; terk edenler , yeni terklere hazırlanırken terk edilenler, acıyı boğazlarındaki düğümlerde hıfzederler; hesapta şahidlik etsin diye terk edilenler ,rahatça ağlayamaz buralarda çünkü "sebepsiz ağlanmaz (!)" . buralarda özü terk ediş seziliyor; oysa özüyle dost olanlar, hiç yüreklerini terk etmemişti; çünkü özle dost olmak, yüreği "amir"eylemeyi gerektiriyordu, özle dost olmak, yürekle söz birliğine varmayı gerektiriyordu. -vıı- buralar çok garip; buralar, insana ırak! cana ırak! canana ırak! buralarda "yolcu" olmak gerek! ve artık demir almak gerek! .. mola bitti; ama "can" sıkıldı! |
||
|
|
||
İçeriği görmek için buraya tıklayarak kaydolunuz.
İnsan bekleyendir...
Farkında olmadan bekler o. Bilerek bekler. Birlikte bekler. Yapayanlız bekler. Beklediğinin kim olduğunu bilerek bekler. Beklediğinin kim olduğunu bilmeden bekler. Bekleyenleri bekler ve beklenmek ister... |
||
| Yer İmleri |
| Şu anda bu konuyu görüntüleyen etkin kullanıcılar: 8 (0 üye ve 8 konuk) | |
|
|