Alıntı:
İlk Gönderen Mezarkabul
Solun anlamı odur. Sağ-sol mevzusunun çıkış noktası İngilizler'den geliyor. Kral'ın sağ tarafında din adamları ve soylular, solunda ise işçi temsilcileri oturur. Sağ-sol ideolojilerinin çıkış noktası budur.
Falanca sağ parti de işçi ve emekçi hakkını savunuyor, demek ki o partinin sol ideolojileri de var demektir.
|
Sağ ve solun tarihsel kökeni oturma düzenine indirgenecek kadar basit değil. Modern anlamıyla sağ-sol ayrımı en belirgin biçimini 1789’daki Fransız Devrimi sırasında almıştır; mecliste kralın yetkilerini savunanlar sağda, halk egemenliğini savunanlar solda oturuyordu. Yani mesele yalnızca ‘kim nerede oturdu’ değil, hangi toplumsal düzeni savunduğuydu.
Ayrıca bir partinin işçi ya da emekçi hakkını savunması, onu otomatik olarak ‘sol’ yapmaz. Siyaset ideolojilerden beslenir ama tek bir başlıkla tanımlanmaz. Sosyal politika üretmek başka şeydir, sistem tasavvuru başka şey. Sağ gelenekten gelen bir parti sosyal adalet vurgusu yapabilir; bu, ideolojik olarak sol olduğu anlamına gelmez. Aynı şekilde sol gelenekten gelen bir yapı da piyasayı tamamen reddetmeyebilir.
Kısacası sağ-sol ayrımı bir sembolden doğmuş olabilir; fakat bugün geldiği nokta, tarihsel, ekonomik ve felsefi bir birikimin sonucudur. Siyaseti bir oturma planına indirgemek, yüzyıllık düşünsel tartışmayı fazlasıyla basitleştirmek olur