IRCdForum.Net  

Ana Sayfa

Geri Git   IRCdForum.Net > Üyelere Özel > IRCdForum Yarışmaları

IRCdForum Yarışmaları IRCdForum yönetimi eliyle düzenlenen, kimi zaman ödüllü ve keyifli yarışmalara katılım sağlayabilirsiniz.


IRCdForum Kısa Hikaye Yarışması : Oylama

IRCdForum yönetimi eliyle düzenlenen, kimi zaman ödüllü ve keyifli yarışmalara katılım sağlayabilirsiniz.


Anket Sonuçlarını Görüntüle: Hangi Kısa Hikayeye Oy Veriyorsunuz?
1 Numaralı Hikaye 3 20.00%
2 Numaralı Hikaye 0 0%
3 Numaralı Hikaye 2 13.33%
4 Numaralı Hikaye 0 0%
5 Numaralı Hikaye 10 66.67%
Oy Verenler: 15. Bu ankete oy veremezsiniz

Kullanıcı Etiket Listesi
aLeyna, alpagu, anatoLya, Ares, Armerian, Astrea, AyKuT, Aze, Baby, Beatrice, Benan, BerduŞ, birsevda, BLackLorD, BuRHaN, BuYuCu, BuzprenS, can-i, Candres, Carson, Chiron, Cohen, Convex, Cry, CtrL

22Beğeniler

  
 
LinkBack Konu Araçları Görünüm Modları
Eski 25 Haziran 2026, 22:56   #1
Çevrimiçi
Revna
Çevrimiçi
Revna Kullanıcısının Avatarı

Varsayılan IRCdForum Kısa Hikaye Yarışması : Oylama



KISA HİKAYE YARIŞMASI

Sevgili IRCdForum üyeleri,

“Kapı Çalınca”

Kapının arkasında ne var?
Bir yabancı mı, geçmiş mi, korku mu yoksa hayatı değiştirecek bir an mı?
Bunların hepsinin cevabını katılımcı arkadaşlarımız verdi.Şimdi okuma ve oylama sırası sizlerde.Hikayelerimiz aşağıda numaralarıyla sıralanmıştır.
Keyifle okumanızı diliyoruz.

(Oylama için son tarih 2 Temmuz 2026 perşembe'dir)

DEĞERLENDİRME

Yarışma oylaması tamamlandığında , oy çokluğuyla seçilen hikaye yarışma birincisi olacaktır.

*Kazananlar forum üyelerinin oyları ile belirlenecektir.

Oylamamız bittiği gün ,hikaye sahipleri numaralarıyla birlikte açıklanacaktır..

━━━━━━━━━━━━━━

ÖDÜLLER

Kazanan için:
• Özel Rank eklenecektir.
• Sürpriz hediyemiz gönderilecektir.

━━━━━━━━━━━━━━

EKSTRA

Yarışmada öne çıkan hikayeler forum ana sayfasında paylaşılacaktır.



1 Numaralı Hikaye

Kapı çaldı.
Gece yarısını epey geçmişti. Evin içinde tık yoktu.
Kapıyı açtığımda karşımda sırtı hafif kamburlaşmış, elinde eski bir şapka tutan yaşlı bir adam duruyordu.
Yağmur damlaları yüzünden akıyordu.

- "Affedersin evladım"* dedi. "Yolumu kaybettim. Bu mahalle eskiden böyle değildi. Burada bir zamanlar benim evim vardı" dedi.

Daha çok ıslanmasın diye içeri davet ettim.
Adam salonda koltuğa otururken gözleri odada dolaşıyordu. Duvarlardaki fotoğraflara, mobilyalara uzun uzun baktı.

- "Burası değişmemiş" diye söylendi. "Kızımın odası hala üst katta mı? " dedi.

İçimde tuhaf bir his belirdi. Bu ev bana annemden miras kalmıştı.Adam cebinden yıpranmış bir fotoğraf çıkardı. Fotoğrafta genç bir adam, kucağında küçük bir kız çocuğu ve arka planda tam bu salon.

- "Ben senin dedenim" ,dedi gülümseyerek.* "1960’da yaptım bu evi. Senin annen de burada doğdu"*

O gece sabaha kadar konuştuk. Kaybolan anılar, unutulmuş hikayeler. Bana hikayeler anlatırken bir ara uyuyakalmışım. Kalktığımda yanımda yoktu. Evi talan ettim ama yoktu.

Masanın üzerinde bıraktığı eski fotoğrafı aldım. Arkasında, ''eve hoş geldin.'' yazıyordu.

Bazen kapı çalan, geçmişin kendisidir.

2 Numaralı Hikaye

Kapı çaldı.
Gece yarısıydı, pencereden sızan sokak lambasının ışığı odama hafifçe vuruyordu.
Yağmur, camlara usul usul vururken ben de eski bir kitabın sayfalarında kaybolmuştum.
Kapıyı açtığımda karşımda o duruyordu; saçları ıslanmış, gözlerinde yorgun ama sıcak.
Üzerindeki ince montun yakası kalkmıştı, elinde ise küçük bir kâğıt torba.*

- "Geç oldu biliyorum" , dedi utangaç bir ifadeyle. "Senin sevdiğin o bitter çikolatalı tatlılardan aldım. Unutmadım"

Kalbim bir an durdu sandım.

İki yıl önce aynı şehirden ayrılırken vedalaştığımız o akşamdan beri ne mesajı ne de telefonu olmuştu. Şimdi ise yağmurun altında, kapımında duruyordu; sanki zaman hiç geçmemiş gibi.İçeri davet ettim.Montunu çıkardığında omuzları titriyordu. Ona sıcak bir çay koydum, salondaki koltuğa yan yana oturduk.İlk başta evdeki ses sadece yağmurun sesiydi. Sonra, sessizce elimi tuttu.*

- "Geri dönmek istedim"* diye fısıldadı. "Her gittiğim şehirde, her sokakta seni aradım. Ama en çok da bu kapıyı çalmak istedim" dedi.

Gözlerime baktığında dünya sustu.

Parmaklarımı saçlarının arasına götürdüm, ıslak saçlarını yavaşça düzelttim. Dudaklarımız birbirine yaklaştığında ne yağmur ne de zaman umurumuzdaydı. O öpücükte iki yılın özlemi, pişmanlığı ve en derin umudu eridi gitti.Sabah olduğunda hâlâ evimdeydi. Salonun koltuğunda onu uyuyor gördüğümde, en son neye bu kadar mutlu olduğumu hatırlamıyordum.

Dışarıda yağmur dinmişti. İçimde ise yeni başlayan bir bahar vardı.Bazen kapılar, insanı hayata değil, kalbine açar.

3 Numaralı Hikaye

Koridordan gelen sesler, yarım kalmış ağlamalar, uykuda sayıklamalar, battaniye hışırtıları…Buranın en sessiz hâli bile eksik bir şey varmış gibi durur.

Belli belirsiz bir anda kapı çalar; küçüklerin nefesi değişir. Birden doğrulurlar, saçlarını düzeltip üstlerini çekiştirirler. Sanki biraz daha görünür olduklarında seçileceklerine inanırlar. Bunu bedenimden çok içimde bir yer fark eder. Tarif et deseler, içim düğümlenir; anlatamam. Kapı çaldığında benim içimde bir sarsıntı oluyor; sanki yatakta ben değil de içimde çocuk kalan bütün sesler irkiliyor.

Bir anlığına her şey duruyor. Sonra sesler geri geliyor, yetişkinliğime dönüyorum. Ben kaldığım yerden tavana, soğuğa ve bekleyişe bakıyorum. Yatağımdayım ve Çocuk Esirgeme Kurumu’nun gecesi de gündüzü de hiçbir zaman tam anlamıyla susmuyor. Kendi alanımda kalıyorum.

Çünkü kapı çalınca benim içimde yükselen şey artık umut olmuyor; daha çok bir alışkanlık, daha çok bir tekrar. Burada her kapı sesi bir ihtimali taşıyor: bir aile, bir el, bir “gidiyorsun” cümlesi…Ama benim için kapı çalınca hep aynı sahne yeniden açılıyor; biri gidiyor, biri kalıyor ve kalan hep ben oluyorum.Bazen düşünüyorum; bu binada zaman gerçekten akıyor mu, yoksa sadece insanlar mı değişiyor? Ben de değişiyorum belki…

On yedi yıl, kalmak için uzun gitmek için yakın bir zaman… Bir yıl kadar, bu binanın hiç makyajının akmadığına şahit olmaya devam edeceğim.Duvarlar aynı, ranzalar aynı, koridor aynı. Sadece isimler eksiliyor. Bavul sesi bunu bana her seferinde hatırlatıyor; tekerlekler yere vurdukça bir çocuk daha bu yerden çıkıyor ve bir yatak daha soğuyor.

Annemi hatırlamıyorum. Ama kapı çalınca bazen hatırlayacakmışım gibi oluyorum. Sanki o ses, içimde eksik kalan bir şeyi tamamlayacakmış gibi geliyor.Sonra hiçbir şey olmuyor; sadece sessizlik geri geliyor. Ve ben yine yerimde kalıyorum.

On yedi yaşındayım. Burada bu yaş, biraz daha az umut etmek demek. Küçükler kapı çalınca hayatın başladığına inanıyor; ben ise kapı çalınca hayatın kimin için bittiğini sayıyorum. Bunu bilinçli yapmıyorum aslında; içimde kendiliğinden oluyor. Her kapı sesinde bir ihtimal doğuyor, başka bir ihtimal sessizce ölüyor. Bazen gözlerimi kapatıyorum. Kapı çalınca dışarıyı değil, içimi duymamak için. Ama yine de duyuyorum. Çünkü burada sesler sadece kulakla gelmiyor; insanın içinden geçerek geliyor. Şimdi yatakta dönmüyorum bile. Sadece bekliyorum. Koridor sessizleşiyor, sonra çok hafif bir titreşim oluyor binanın içinde. Bir an… sonra netleşiyor.

Kapı çalınca; Küçükler yine kalkıyor. Koşuyorlar. Nefesleri hızlanıyor. Ben kalkmıyorum. Ama içimde bir şey kalkıyor; her seferinde aynı şey, aynı yerden. Bir ihtimalin doğuşu, başka bir ihtimalin eksilişi. Ve ben, o ikisinin arasında kalmış hâlimle yatıyorum.

4 Numaralı Hikaye

Yavaşça yaklaştım kapıya. İçimde hem merak hem de neyle karşılaşacağımı bilmemekten doğan bir korku vardı. Yine de derinden ve güçlü bir şekilde fısıldayan o sesi dinledim. Gitmem gerektiğini biliyordum.

Kapıyı açtım.

Karşımda, güneşin batmak üzere olduğu bir yaz gününde, ara sokakta seksek oynayan küçük bir kız çocuğu vardı. Kendi çocukluğum karşımdaydı. Bütün gün sokakta oynamaktan, üstü biraz kirlenmiş. Beni fark edince, bana gülümseyerek baktı.

— Neden bu kadar geç kaldın? diye sordu.

Cevap veremedim.

Belki sorumluluklardan, belki de büyümekten... Ama en çok, çocukluğumu geride bıraktığımı sanmaktan.

Bir süre konuştuk. Tam o sırada bir ses duyuldu:

— Geç oldu, artık eve gel!

Annem sesleniyordu.

Küçük kız bana döndü. En içten ve en masum gülüşüyle gülümsedi.

— Gitmem lazım, beni unutma ve bu kadar bekletme bir daha dedi.

Vedalaştık. Bana küçükken en sevdiğim pembe tokamı verdi.

— Bir gün yine gelmek istersen, ben hep burada seni bekliyor olacağım, dedi.

O gün anladım ki bazı kapıların arkasında yeni hayatlar değil, kaybettiğimizi sandığımız parçalarımız vardır.

Bazen gülüşlerimizi, umudumuzu kaybettiğimizde, belki de çocukken olduğumuz kişiyi yeniden bulmak gerekir.

5 Numaralı Hikaye

Zil, gecenin sessizliğini keskin bir çınlamayla ikiye böldü.Bir kez...Sonra bir kez daha.Saat gece yarısını çoktan geçmişti. Bu saatte gelen, her kimse; ya kötü bir haber getirmişti ya da yanlış kapıyı çalmıştı. Derin bir nefes alıp kapıya yürüdüm. Dürbünden baktım.Kimse yoktu.Sırtım bir anda buz gibi oldu. Sonra tekrar çaldı. Zincirli kapıyı araladım, dünya bir anda durdu.Karşımdaki ağabeyimdi.Üzerinde öldüğü gün giydiği lacivert gömlek vardı. Sol bileğindeki eski saati, her zamanki gibi birkaç dakika geriydi. Gülümseyerek ;

- "Beni içeri almayacak mısın? " dedi.

Aklım benimle bir çeşit oyun oynuyordu. Ölüler konuşmazdı, eve geri de gelmezdi gerçi. Ben onu kendi ellerimle toprağa vermiştim.Yine de ellerim titreyerek,kapının zincirini yuvasından çıkarttım,kapıyı açtım ve geri çekildim. Sessizce içeri süzüldü. Ayakkabılarını çıkarmadı.Halbuki öyle temiz, tertipli bir adamdı ki...Ama buna şaşırmadım,şaşırılması gereken çok başka şeylere bile şaşırmamışken, bu çok sıradandı.Geçip , çocukluğumuzdaki gibi,ikili koltuğun ucuna oturdu. Babam da ağabeyim gittikten sonra, televizyon seyrederken hep oraya oturdu, koltuğun kolunda da, parmaklarıyla çok ta anlamlı olmayan bir ritim tutardı.Şimdi ,o da aynı ritmi tutuyordu. Gözlerim doldu.

- "Sana söyleyecek çok şeyim var " dedim

- "Biliyorum " dedi sessizce.

-Özür dilerim, seni koruyamadım.

İlk kez başını kaldırdı.

-Sen çocuktun.

O cümleyle ; yıllardır sırtımda taşıdığım o kocaman taşın, ilk kez yerinden oynadığını hissettim. Sessizlik uzadı.Bir ara mutfağa doğru baktı.

-Hâlâ ıhlamur içiyor musun?

Boğazım düğümlendi.Bunu ondan başka kimse bilmezdi.Sınav gecelerinde ya da hasta olduğumda ,bana ıhlamur yapan oydu.Annem,boş işlerle uğraştığımızı söyler, babam ise mutfaktan gelen gülüşmelerimizi duyduğunda

- "Elektriği boşa yakmayın " diye söylenirdi.

Bizim evde sevgi hep masraf sayılmıştı.Ağabeyim bir gün,bir okul gezisine gitmek istemişti.Babam,

- "Bir günlük geziye vereceğim parayla üç gün yemek yenir" demişti.

O günden sonra ağabeyim hiçbir şey istemedi.*

Ağabeyimin hesabı ise hep insanlarlaydı.Bu yüzden hiçbir zaman aynı dili konuşmadılar.

Sonra o kız çıktı karşısına. Hayatında ilk kez gerçekten güldüğünü gördüm. Evlenmek istiyordu.Annem istemedi, babamsa zahmet edip anneme karşı çıkmadı..

- "O kız da ailesi de bize göre değil" dediler,oy birliğiyle .

O tek cümle belki de ömür boyu sürecek bir mutluluğu, başlamadan bitirmeye yetti.Ağabeyim her zamanki gibi sadece sustu.Sonra karşısına başka biri çıktı.İyi bir kadındı,birbirlerini sevdiler. Ama karısı onu çok daha fazla sevdi.Evlendiler, bir kızları oldu.Hayat, nihayet ona küçük te olsa bir pencere açtı.Derken çabucak yorulmaya , zaman zaman ayakları şişmeye başladı.Defalarca doktora götürmeyi denedim. Her seferinde 'geçer' dedi.Ben de geçer sandım, geçmedi...

Bir akşam telefon çaldı :

- "Hastanedeyiz ,koş! "

Koştuğumda, artık herşey için çok geçti.Kalp krizi geçirmişti. Gerisini zaten hatırlamıyorum. Sadece 39 yaşındaydı.

Şimdi karşımda oturuyordu.

-"Canın yandı mı?" diye sordum.

Uzun uzun sustu.Sonra kara gözleriyle , ruhumu görürcesine gözlerimin içine baktı ;

- "Ölürken değil,yaşarken yandı"* dedi

İlk kez arkasından hıçkıra hıçkıra ağladım.

- "Beni affet" dedim.

- "Affedilecek bir şey yapmadın. "

- "Sana sahip çıkamadım abi "

Gülümsedi.Sonra bana bakıp, salonun bütün duvarlarına çarpıp yankılanan:

- "Ben senden sahip çıkmanı istemedim sadece anlamanı istedim. "cümlesini kurdu.

Ortam o kadar sesin arasında sessiz kalmıştı.

Sabaha karşı ayağa kalktı.Gitmeye hazırlandı.

- "Bir işim daha var. "

- "Neymiş? "

- "Kızım"

Sesindeki titremeyi ilk kez o an duydum. Kapıya yürüdü, elini kapı koluna koydu. Son kez dönüp bana baktı.

- "Annemle babamı affetmek zorunda değilsin.Ama onların sevgisizliğini kendi hayatına miras bırakma " dedi.

Kapıyı açtı.Koridor bomboştu.Bir adım attı, döndü :

-Biliyor musun...İnsan bazen göğsündeki ağrıdan değil, yıllarca içine gömdüğü hayal kırıklıklarından ölüyor.*

Sonra karanlıkta kayboldu.Kapının eşiğinde ne kadar süre beklediğimi bilmiyorum.

Sabah telefon çaldı.Yengemdi.. Ne yapacağımı bilemez halde telefonu açtım. Sesi titriyordu.

-Sana tuhaf gelecek ama..Bu sabah Deniz , uyanır uyanmaz, 'Babam dün gece halama gitmiş anne . Artık üzülmesinler , üzülmeyin dedi' diye ağlamaya başladı.

Hiçbir şey söyleyemedim.Telefon elimden kaydı.Kapının önüne oturdum.Kapıyı kapatmadım.

Belki döner diye değil...

Bazı vedaların tamamlanabilmesi için kapıların biraz aralık kalması gerektiğini o gece öğrendim.

__________________
𝓡𝓮𝓿𝓷𝓪

Son düzenleyen: Revna; 26 Haziran 2026, 08:37.
 
Eski 25 Haziran 2026, 23:14   #2
Çevrimdışı
ZenithinkeR
Çevrimdışı
Diversum et arcanum!
ZenithinkeR Kullanıcısının Avatarı

Varsayılan Yanıt: IRCdForum Kısa Hikaye Yarışması : Oylama

İçeriği görmek için buraya tıklayarak kaydolunuz.
Vakit bulup da katılamadım yarışmaya. Hikayeler çok güzel herkesin eline sağlık.

Oy kullandım, başarılar.
__________________
<span class=[Only registered and activated users can see links. ]" border="0" />
 
Eski 25 Haziran 2026, 23:21   #3
Çevrimdışı
Hesna
Çevrimdışı
Avatar Yok

Varsayılan Yanıt: IRCdForum Kısa Hikaye Yarışması : Oylama

İçeriği görmek için buraya tıklayarak kaydolunuz.
Oyumu kullandım
Başarılar
 
Eski 25 Haziran 2026, 23:49   #4
Çevrimiçi
eQuaL
Çevrimiçi
eQuaL Kullanıcısının Avatarı

Varsayılan Yanıt: IRCdForum Kısa Hikaye Yarışması : Oylama

İçeriği görmek için buraya tıklayarak kaydolunuz.
Yazan herkesin, eline emeğine sağlık. Keyifle okudum, yarışma içinde benimde hikayem olduğu için oy kullanmayı etik bulmadım.
__________________



 
Eski 25 Haziran 2026, 23:56   #5
Çevrimiçi
Revna
Çevrimiçi
Revna Kullanıcısının Avatarı

Varsayılan Yanıt: IRCdForum Kısa Hikaye Yarışması : Oylama

İçeriği görmek için buraya tıklayarak kaydolunuz.
Hikayelerin hepsi çok güzel.. İçlerinde benim de hikayem olduğu için ve hikaye sahiplerini bildiğim için oy kullanmak etik olmayacak sabırsızlıkla bekliyoruz sonuçları
__________________
𝓡𝓮𝓿𝓷𝓪
 
Eski 26 Haziran 2026, 00:26   #6
Çevrimdışı
Mihre
Çevrimdışı
Mihre Kullanıcısının Avatarı

Varsayılan Yanıt: IRCdForum Kısa Hikaye Yarışması : Oylama

İçeriği görmek için buraya tıklayarak kaydolunuz.
Biri varki yüreğime kor gibi oturdu yaşayan bilir
bütün katılımcılara BAŞARILAR
 
Eski 26 Haziran 2026, 00:43   #7
Çevrimiçi
Damla
Çevrimiçi
Damla
Damla Kullanıcısının Avatarı

Varsayılan Yanıt: IRCdForum Kısa Hikaye Yarışması : Oylama

İçeriği görmek için buraya tıklayarak kaydolunuz.
Katılan tüm arkadaşların emeğine sağlık.
Oyumu kullandım.
__________________
Atatürk, koca bir fikirdir. Kıt kafalara sığmaz.
 
Eski 26 Haziran 2026, 04:10   #8
Çevrimiçi
Dea Dia
Çevrimiçi
Dea Dia Kullanıcısının Avatarı

Varsayılan Yanıt: IRCdForum Kısa Hikaye Yarışması : Oylama

İçeriği görmek için buraya tıklayarak kaydolunuz.
Herkese bol şanslar. Oyumu verdim, biri çok etkiledi.
__________________
 
Eski 26 Haziran 2026, 07:24   #9
Çevrimiçi
SiyahSancaktaR
Çevrimiçi
SiyahSancaktaR Kullanıcısının Avatarı

Varsayılan Yanıt: IRCdForum Kısa Hikaye Yarışması : Oylama

İçeriği görmek için buraya tıklayarak kaydolunuz.
Katılımcılarin yüreğine emeğine sağlık.

Oyumu kullandım..

Hayırli olsun.
 
Eski 26 Haziran 2026, 10:44   #10
Çevrimiçi
devriksekiz
Çevrimiçi
devriksekiz Kullanıcısının Avatarı

Varsayılan Yanıt: IRCdForum Kısa Hikaye Yarışması : Oylama

İçeriği görmek için buraya tıklayarak kaydolunuz.
Herkese başarılar
 
  

Yer İmleri


Şu anda bu konuyu görüntüleyen etkin kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 konuk)
 
Konu Araçları
Görünüm Modları

Yayınlama Kuralları


Forum saati GMT +3 olarak ayarlanmıştır. Şu an saat: 14:32

Forum
Powered by vBulletin® Version 3.8.11
Copyright ©2000 - 2026, vBulletin Solutions Inc.
IRCdForum.Net, lisanslı vBulletin® kullanmaktadır.
Yasal Uyarı
IRCdForum.Net; 5651 sayılı kanuna göre yer sağlayıcı bir forum sitesidir. Dolayısıyla forumdaki içeriklerden ilgili içeriği paylaşan üyeler sorumludur. Hukuka aykırı içerik bildirimleri için İLETİŞİM linkinden bildirim gönderebilirsiniz.


güzel hosting

IRCdForum.Net; altyapı gücünü Güzel Hosting'den alır.